|
Bu çalışma,
Arzinger&Partners
Kiev Hukuk Firması tarafından hazırlanmış ve Avukat Timur
Bondaryev ve Avukat Serghij Schkljar tarafından yazılan 2006
tarihli “Ukraine – Getting the Deal
Through” adlı kitaptan
alınmıştır.
I.
ŞİRKETLER HUKUKU
1.
GİRİŞ
Ukrayna şirketler
hukukuna ilişkin kuralların büyük
çoğunluğu
Ukrayna Medeni Kanunu, Ticaret Kanunu ve Şirketler Kanunu’nda
mevcuttur. Ülkenin Alman geleneğine uygun bir şekilde kaleme
alınan Medeni Kanunu, yürürlükteki Ukrayna
mevzuatıyla uyumludur; Ticaret Kanunu ise büyük
ölçüde
Batı Avrupa ülkelerinin ticaret kanunu geleneklerine dayalıdır
ama bu geleneklerle uyumsuz yönleri de vardır. Bunun nedeni,
her iki kanunun parlamentodan aynı anda (16 Ocak 2003)
geçirilmesine
rağmen, aralarında yeterli ölçüde iletişim
ve
işbirliği bulunmayan iki farklı ekip tarafından hazırlanmış
olmasıdır. Dahası, Medeni Kanun’un pek çok
hükmüyle
Şirketler Kanunu’nun hükümleri arasında
çelişkiler
mevcuttur. Bu durum uygulamada karışıklığa neden olmakta ve
tutarlı bir hukuki çerçevenin oluşturulmasını
önlemektedir. Yani, bu kanunların birlikte uygulanması
(aralarında özel-genel norm ilişkisi olmasına rağmen)
güçlüklere ve belirsizliklere neden
olmaktadır ve
sorunların çözümü genellikle
mahkemelere
(örneğin Yüksek Mahkeme’nin kararlarına ve
Yüksek
Ticaret Mahkemesi’nin yorumlarına) bırakılmaktadır.
Ukrayna ve AB Arasındaki
Ortaklık ve İşbirliğine Dair Anlaşma’nın 1994’te
imzalanmasından bu yana, Ukrayna kendi mevzuatını AB mevzuatıyla
uyumlulaştırmak için harekete geçmiştir; eylem
planının uygulanmasını düzenli olarak denetlenmekte ve
adaptasyona ilişkin gelişmeleri AB’nin aquis
communautaire’ine
bildirilmektedir. Ukrayna Ekonomi ve Adalet Bakanlıklarına
göre,
Ukrayna’nın yürürlükteki ticaret
ve medeni
kanunları AB şirketler hukuku direktiflerine uygun olduğu
ölçüde
uygulanacaklardır. Ukrayna henüz AB üyeliği
için
başvuruda bulunmadığından, Ukrayna hukuku resmi ve
karşılaştırmalı bir şekilde denetlenmemekte ve bu konuya
ilişkin resmi raporlar hazırlanmamaktadır.
Ukrayna Adalet Bakanlığı
(bilhassa Hukuk Adaptasyon Dairesi ve Dairelerarası Adaptasyon
Konseyi) ve Ukrayna Hukukunun AB Hukukuna Adaptasyonuna İlişkin
Ulusal Konsey, uyumlulaştırma konusunda önemli
çabalar
sarf etmektedir.
2.
BİRLEŞİK DEVLET
SİCİLİ
NOTER
İŞLEMLERİ
RUHSATA
BAĞLI YA DA
KISITLAMALARA TABİ TİCARET SAHALARI
Şirketler ve Örgütler
için Birleşik Devlet Sicili’nin amacı, AB Zorunlu
Bilgi
Verme Direktifi’yle (İlk Direktif) üstlenilen
yükümlülüklere
atıfla, tek bir güvenilir bilgi kaynağını yaratmaktı.
Ancak, ne sicil ne de tüzel kişiliklerin devlet tarafından
tesciline ilişkin sistem, kuruluş amacına uygun bir şekilde
çalışmamaktadır. Bu konuya ilişkin en
büyük
sorun, tescil için istenen bütün
belgelerin önce
tescil memuruna iletilmesine, daha sonra bu memurun belgeleri ilgili
kamu kuruluşlarına göndermesine imkan tanıyan “tek
pencere”
sisteminin pratikteki işleyişinde çıkmaktadır.
“Tek
pencere” sisteminin amacı, bütün ilgili
kamu
kuruluşlarına tek bir yerden ulaşılabilmesidir; ama pratikte,
şirket kurmak isteyen kişilerin ayrı ayrı yerlerde bulunan farklı
kuruluşlara belgelerini teslim etmeleri gerekmektedir. Bu durum,
şirket tescillerinin birkaç hafta, hatta birkaç
ay
sürmesine neden olur. Dahası, yeni kabul edilen ve AB
mevzuatına diğer kanunlara kıyasla biraz daha yakın olan Tüzel
ve Gerçek Kişi Girişimcilerin Devlet Tarafından Tesciline
İlişkin Kanun gereğince, yeni bir “Tüzel ve
Gerçek
Kişi Girişimciler için Sicil”in kurulması
gerekmektedir.
Ancak, bu sicil henüz kurulmamıştır. Yani,
görünüşte
Ukrayna şirket tescili mevzuatının pratikliğine ve AB mevzuatıyla
uyumlu olmasına rağmen, uygulama safhasındaki zafiyet devam
etmektedir.
Sicil, Ukrayna
İstatistik Bakanlığı bünyesindeki
müdürlüklerde
tutulmaktadır. Sicilin gerçeğe uygunluğu ve dış
müdahalelere kapalılığı, özel düzenlemeler
ve
teknoloji sayesinde sağlanır. Buna rağmen, şirketlerin
tescilinden genellikle sicil memurları sorumlu tutulmaktadır.
Günümüzde, doğrudan doğruya sicil
memurlarından
bilgi talep edilemez. Talep, sadece İstatistik Bakanlığına bağlı
müdürlüklere yöneltilebilir. Bir
şirket
hakkındaki belirli bilgilere, sadece o şirketle ilgili kişiler ya
da şirketler ulaşabilir. Sicil elektronik ortamda tutulur ve
bilgiler sadece yazılı biçimde (bilgisayar
çıktısı,
özet bilgi ya da referans) alınabilir.
Ukrayna’daki Ticaret
Sicili birleşiktir; bunun anlamı, Ukrayna’da kurulu bulunan
her
şirketin, hükümet dışı
örgütün ve
kuruluşun sicilinin burada tutulmasıdır ve sicilin işlevi,
Ukrayna’daki bütün tüzel
kişilikleri tescil
etmekten ibarettir. Sicildeki bütün bilgiler, Ukrayna
dilindedir. Bu yüzden, istenen bütün
bilgiler sadece
Ukrayna dilinde verilir ve gerekli hallerde, bu bilgilere
ihtiyaç
duyanlar tarafından yabancı dillere çevrilebilirler.
Sicilden istenen
bilgiler, harç karşılığı verilir; üstelik, bu bilgi
de sadece belirli konulara ilişkin resmi verilerden ibarettir.
Esasen, sicilden alınabilecek bilgi, herhangi bir şirkete dair
temel resmi bilgilerden ibarettir (kuruluş tarihi, organizasyon
şekli, sicile kayıtlı adresi, yasal temsilcileri, vb). Yani,
Birleşik Sicil’den AB’de kurulu diğer sicillere
kıyasla çok
daha az bilgi alınabilir.
Şirket tescili için
başvuru işlemleri, harç karşılığında (tescil harcı)
yapılır. Örneğin, bir tüzel kişiliğin ilk kuruluş
masrafları 170 Ukrayna Grivnyası (30 Avro) tutarken, sicilde daha
sonra yapılacak değişiklikler için başlangıçta
ödenen tescil harcının %30’unu yatırmak
gerekecektir.
Ukrayna’daki tescil harcının şirket sermayesiyle ya da
şirketin
diğer kendine özgü hususiyetleriyle ilgisi yoktur.
Aynı
zamanda, herhangi bir şirket adına çıkarılan hisseler, SEC
adıyla bilinen Devlet Hisse Senetleri ve Borsa Komisyonu’na
tescil
ettirilmeden önce herhangi bir işleme konu olamaz. Bu tescil,
şirketin tescilinden bağımsız bir işlemdir ve yine bir harç
karşılığında gerçekleştirilir.
Sicil memuruna tevdi
edilen belirli belgelerin önce noter tarafından tasdik
edilmesi
gerekir. Kuruluş esnasında noter tasdikine ihtiyaç duyan
çeşitli belgelerin arasında, tescil talebi belgesi, şirket
tüzüğü, kuruluştan sonraki işlemler
için ise
sicilde değişiklik talebi belgesi ve değişiklik amacıyla sunulan
diğer belgeler sayılabilir. Dahası, yabancı (ister kurucuları,
ister şirketle ilgili diğer kişiler bakımından) şirketler
tarafından sunulan bütün belgelerin noter tarafından
tasdik edilmesi gerekir. Hissedarlar toplantısı tutanaklarının
ise noter tasdikine ihtiyacı yoktur.
Bir
ticari işletme
(ister bir tüzel kişilik, ister gerçek kişi
tarafından
kurulsun), ancak ve ancak Birleşik Devlet Sicili’ne tescil
edildikten, şirkete tescil numarası ve sertifikası verildikten
sonra resmen kurulmuş sayılır ve ticaret şirketi hüviyetini
kazanır. Ayrıca, söz konusu ticari işletmeye vergi dairesi ve
sosyal güvenlik kuruluşları tarafından kimlik numarası
verilmesi ve şirketin kuruluş belgelerine bir sicil numarasının
tahsil edilmesi gerekir ki, bütün bu işlemler zaman
alacaktır.
Şirketlerin, belirli
bazı ticari faaliyetlere girişmek için önceden
devlet
ruhsatı, izin, yetki ya da tescil belgesi alınması gerekmektedir.
Bu ticari faaliyet türleri, Belirli Ticari Faaliyetlerin
Ruhsatlandırılmasına İlişkin Kanun ve Belirli Ticari
Faaliyetlere Patent Verilmesine İlişkin Kanun’da bulunabilir.
Ancak, bazı faaliyet türleri hem özel kanunlarla
(enerji,
telekomünikasyon, mali hizmetler, menkul kıymetler
için)
hem de yukarıda sözü edilen genel kanunlarla
düzenlenmektedir. Ruhsatlar, izinler, yetki ve tescil
belgelerinin ilgili bakanlıklardan ya da kamu kuruluşlarından
alınması gerekir. Resim başvuru süreci, çeşitli
kanunlara ilişkin çıkarılan yönetmeliklerle
düzenlenmiştir ve kural olarak başvuru harca tabidir. Pek
çok
durumda, başvuran şirketin kuruluş
tüzüğünün
noter tasdikli nüshaları, şirket personelinin vasıflarını
gösteren belgeler ve şirketin ruhsat, izin, yetki ya da tescil
belgesi alınmasını gerektiren faaliyeti gerçekleştirmeye
yeterli teknik kapasitesine ilişkin belgelerin ilgili kamu
kuruluşuna ibraz edilmesi gerekir. İlgili kamu kuruluşları
hakkındaki genel liste 14 Kasım 2000 tarihli, 1698 sayılı
Hükümet
Kararnamesi’yle yayınlanan Ruhsat Vermeye Yetkili Kuruluşlar
Listesi’nde (gerçi, ruhsat vermeye yetkili
kuruluşlar bu
listedekilerle sınırlı değildir) ve yine bir Hükümet
Kararnamesiyle yayınlanan Belirli Ticari Faaliyet Türleri
için
Lisans Alımında Gereken Belgeler Listesi’nde bulunabilir.
Belirli ticari faaliyet
alanlarında, henüz AB’nin serbest ticaret ve
kişilerle
malların serbest dolaşımı ilkeleriyle tutarsızlıklar mevcuttur;
ancak belirli tür faaliyetlere girişmeden önce yerine
getirilmesi gereken pek çok şart, AB mevzuatıyla uyum
içindedir. Bankacılık gibi çeşitli alanlardaki
kısıtlamaların kaldırılması ise şu gün için olası
değildir.
3.
TİCARİ ORTAKLIK
TÜRLERİ
Ukrayna mevzuatında,
çeşitli ortaklık türleri için farklı
hükümler
mevcuttur. Medeni Kanun ve Ticaret Kanunu uyarınca, ortaklıklar
arasındaki ayrım şöyle yapılmaktadır:
-
Özel Girişimci
-
Genel Ortaklık (Adi
Ortaklık)
-
Komandit Ortaklık
-
Paylı Komandit
Ortaklık
-
Limited Ortaklık
-
Kapalı Anonim Ortaklık
-
Halka Açık
Anonim Ortaklık
Özel Girişimci
(bireysel tacir), kendi namı ve hesabına ticaret yapan ve
borçlarından bütün mal varlığıyla sorumlu
olan
gerçek kişidir. Özel girişimcinin işletmesinin
tüzel
kişiliği yoktur. Türk hukukundaki esnafa karşılık geldiği
söylenebilir. Gerçek kişiler, ancak bu
biçimde
kendi nam ve hesaplarına ticaretle uğraşabilirler.
Bütün
diğer şirket biçimlerinin tüzel kişiliği vardır.
(Ayrıca Ukrayna hukuku, bir gerçek kişinin tüzel
kişilik (özel ticari girişim) kurabileceğini ve işletmesinin
tek kurucusu olarak faaliyet gösterebileceğini kabul
etmektedir).
Adi
Ortaklık, ortaklık
adına ticari faaliyete girişmek ve ortaklığın borçlarından
bütün mal varlıklarıyla sorumlu olmak konusunda
anlaşan
iki ya da daha fazla katılımcı (ortak) arasında
bölünen
konsolide sermayeyle kurulan şirkettir.
Komandit Ortaklık,
ortaklık adına ticari faaliyete girişmek ve içlerinden en
az biri (komandite ortak) dışında, bütün ortakların
ortaklığın borçlarından sadece sermaye paylarıyla sorumlu
olması konusunda anlaşan iki ya da daha fazla ortağın arasında
konsolide sermayesi bölünen şirket tipidir. Bir
komandit
şirketin en az bir komandite ortağı olmalıdır. Eğer komanditer
ortak tek başına kalırsa ve şirketin hiç komandite ortağı
olmazsa, bu tür komandit ortaklıklar tasfiye edilir ya da
yeniden yapılandırılır. Komanditer ortak, birden fazla komandit
şirkete katılamaz. Bu tür ortaklıklar, kuruluş senedi
doğrultusunda faaliyette bulunurlar. Eğer şirketin kuruluş senedi
tarafından aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca vekaletname
almadan şirket namına ve hesabına hareket edebilmek için
komanditer ortakların özel girişimci
statüsünü
kazanması gerekir. Bu tür ortaklıkların sermayesi konsolide
(paylara bölünmemiş) olmalıdır, ancak kanun ortak
sayısına bir sınırlama getirmemiştir. Sermaye, ortakların
şirkete katkılarından oluşur. Şirketten ayrılmak isteyen ortak,
hissesini kanun ya da kuruluş senedi tarafından gösterilen
sürede devretmek zorundadır.
Limited Ortaklık ya da
Paylı Komandit Ortaklık (yazımızın kalan
bölümünde,
her iki tip ortaklıktan da Limited Ortaklık olarak söz
edilecektir) ise, sermayeleri paylara ayrılmış şirketlerdir.
Hissedarlar şirket borçlarından şahsen sorumlu değildirler;
şirket kendi borçlarından bütün mal
varlığıyla
sorumludur. Limited Ortaklık ya da Paylı Komandit Ortaklık
arasındaki tek fark, sorumluluğu sınırlandırılmış
hissedarların şirket borçlarından sermaye payları oranında
sorumlu olmasıdır.
Kapalı Anonim Şirket
ve Halka Açık Anonim Şirket (yazımızın geri kalanında,
her iki tipten de Anonim Şirket olarak söz edilecektir)
sermayeleri paylara bölünmüş şirketlerdir.
Bu tip
şirketlerde hissedarlar şirketin borçlarından şahsen
sorumlu değildir; şirket, borçlarından
bütün
malvarlığıyla sorumludur. Kapalı anonim şirketlerin hisseleri
sadece hissedarlara aitken ve borsada halka arz edilemezken,
açık
anonim şirketlerin hisseleri serbest bir şekilde devredilebilir,
borsadaki alıcılara satılabilir.
Limited ve anonim
şirketler, kuruluş tüzükleri uyarınca faaliyette
bulunurlar. Genellikle bu tür şirketlerde iki ya da daha fazla
katılımcı bulunur. Ancak, bu tip şirketlerin sadece bir hissedarı
bulunabilir. Medeni Kanun, limited şirket hissedarlarının azami
sayısının kanunla belirleneceğini ve eğer ortak sayısı kanunda
belirlenen sayıyı aşıyorsa, anonim şirkete çevrilmesi
gerektiğini belirtmektedir. Ancak, henüz bu azami sayı
belirlenmemiştir. Sadece tek bir hissedardan oluşan bir şirketin
başka bir şirketin hisselerine sahip olması ya da aynı zamanda
başka bir şirketin de tek hissedarı olması kanun tarafından
yasaklanmıştır. Kanuna göre, bir kişinin hisse sahibi
olması, o kişinin aynı zamanda bir girişimci olduğu anlamına
gelmemektedir. Şirketlerin kayıtlı sermayesinin asgari miktarı,
kanun tarafından belirlenir. Bir limited şirketin kayıtlı
sermayesi, hissedarların katkılarından oluşur ve bedelleri
hissedarlar tarafından ödenen hisselere
bölünür.
Bir hissedar, kayıtlı sermayeye katkısını kanun ya da kuruluş
senedi tarafından belirlenen süre içinde
ödeyebilir.
Medeni Kanun ayrıca kar
amacı gütmeyen örgütler ve kuruluşlar
bakımından
da bir ayrıma gitmektedir. Dahası, Ticaret Kanunu girişimler (bir
ya da daha fazla gerçek kişi tarafından kurulan şirketler
için kullanılan genel terim) ve mülkiyet
türüne
(devlet, belediye, karma, özel girişimciler, yabancı
girişimciler) göre, çeşitli yasal
düzenlemelere
tabi olan tüzel kişilikler arasında bir ayrım yapmaktadır.
Ayrıca, sahiplerinin bir ya da daha çok kişi olması
bakımından, üniter ve kooperatif ortaklıklar şeklinde bir
ayrım da mevcuttur.
Özel
girişimler,
komandit ve limited şirketler, sorumluluk açısından
hissedarlarına getirdikleri çeşitli dezavantajlar
yüzünden
tacirler tarafından pek tercih edilmemektedir. Benzer nedenlerle,
paylı komandit şirketler de yaygın değildir. Dahası,
hissedarların bir seferinde birden fazla komandit şirkete katılması
kanun tarafından yasaklanmıştır; bu yasak da komandit şirketlerin
sayısının azlığına katkıda bulunmaktadır. Açık ya da
kapalı anonim ortaklıkların yapısı ise daha az karmaşıktır,
üstelik asgari katılım payı konusunda kanun tarafından
hiçbir sınırlama getirilmemiştir. Mevzuatta, ortaklık
anlaşmaları, yönetim yapısı, hissedarların imtiyazları ve
yükümlülükleri hususunda
hiçbir kısıtlama
yoktur. Anonim şirketleri, özellikle yatırım ortaklıkları
dalındaki yeterliliklerini ispatlamışlardır ve genellikle
borçlarının malvarlıklarını aşması gibi bir riskle
karşı karşıya kalmazlar.
Buna rağmen, belirli
ticari faaliyetlerin belirli organizasyon biçimlerinde
yürütülmesi gerekir; örneğin
sigorta şirketleri
sadece anonim şirket ya da paylı komandit şirket tipinde
kurulabilir; kredi birlikleri sadece kar amacı gütmeyen
organizasyonlar şeklinde kurulabilir; bankalar anonim ya da limited
şirket olmalıdır; rehin dükkanları sadece bir adi ortaklık
tarafından kurulabilir.
Diğer taraftan,
hissedarlar genellikle borçlardan mal varlıklarıyla sorumlu
değildirler (sayıları zaten Ukrayna’da pek az olan paylı
komandit ve komandit şirketlerdeki komanditer ortaklar dışında).
Ukrayna’da anonim şirketlerin bu kadar popüler
olmasının
nedeni de budur (yaklaşık 30,000 – 40,000 anonim şirkete
karşın,
bu sayının ancak iki katı miktarda limited şirket mevcuttur).
Aynı zamanda, pek çok anonim şirketin özelleştirme
sürecinde ortaya çıktığı ve Ukrayna mevzuatı
uyarınca gerçekleştirilen özelleştirilmelerin
kamusal
şirketlerin yeniden yapılanarak açık anonim şirketlere
dönüşmesini sağladığı göz ardı
edilmemelidir.
4.
ŞİRKET KURULUŞU
Ukrayna’da şirketler,
tek bir hissedar dahil olmak üzere, istenildiği kadar ortakla
kurulabilir (şirketin tek hissedarının tek hissedarlı başka bir
şirket olduğu durumlar ya da limited şirketler hariç).
Kuruluş esnasında, kurucular bir kuruluş anlaşması ya da senedi
üzerinde uzlaşabilirler. Kuruluş anlaşması, kanuna
göre
ortaklıklar için kuruluş senedi olarak kabul edilir; ancak
şirketler için bir ön-tescil aracıdır ve sadece
anonim
şirketler için varlığı aranır. Şirketin tek kurucu
belgesi, kuruluş senedidir. Tescil için, tüzel
kişiliklerin kuruluş anlaşmalarını ve/veya senetlerini, tescil
başvurusunu ve diğer gerekli belgeleri tescil memuruna ibraz
etmeleri gerekir.
Kuruluş anlaşması ve
senedinin mutlaka bütün hissedarlar tarafından
imzalanmış
ve noterce tasdik edilmiş olması gerekir. Tek bir kurucu mevcutsa,
noter tasdikli şirket kurma iradesi, kuruluş anlaşmasının yerine
geçer. Ayrıca, noter yönetim kurulu
üyelerinin ve
yetkili temsilcilerin imza örneklerini ve yönetim
kurulu
üyelerinin tescil başvurusunu da tasdik etmelidir. Noter
tasdikli kuruluş anlaşmasına, şirketin tescil başvurusu da eşlik
edebilir.
Ukrayna hukuku uyarınca
“kuruluş aşamasındaki şirket” gibi bir
müessese mevcut
değildir. Bunun anlamı, Ukrayna’daki her tüzel
kişiliğin
Birleşik Devlet Sicili’ne tescil edildiği andan itibaren hak
ve
fiil ehliyetine kavuşmasıdır. Buna göre, bir şirket tescil
edilmeden önce herhangi bir hukuki
yükümlülük
altına giremez. Ancak, bir tüzel kişiliğin kurucuları hukuki
ilişkilere girebilir, belirli haklar edinebilir ve kendi adlarına
yükümlülükler
üstlenebilir. Eğer
kurucularının faaliyetleri tescilden sonra onaylanırsa, tüzel
kişilik söz konusu hakları ve
yükümlülükleri
tescil tarihinden itibaren devralacaktır.
5.
ASGARİ SERMAYE,
SERMAYE PAYI VE HİSSELER
Ukrayna’daki asgari
şirket sermayesi, her yıl parlamento tarafından devlet
bütçesinde
açıklanan asgari ücret göz
önünde
tutularak hesaplanır (bu rakam, 1 Ocak 2006 itibariyle 300 Grivnya
(yaklaşık 57 Avro) idi ama 1 Temmuz 2006’dan itibaren 375
Grivnya
(yaklaşık 61 Avro) olacaktır). Bir halka açık anonim
şirket kurmak için gereken asgari sermaye, 1,250 asgari
ücret
tutarındadır, yani 437,500 Grivnya’dır (yaklaşık 72,000
Avro).
Hisselerin karşılığı nakdi ya da ayni (bina, cihaz, tesisat,
diğer fiziksel eşyalar, hisse senetleri, irtifaklar (fikri
mülkiyet
hakları dahil), döviz dahil olmak üzere mali
kaynaklar
(borçlar hariç) olarak ödenebilir. Ayni
katkının
değeri, kanun tarafından
öngörüldüğü
şekilde bir denetçi tarafından onaylanmalıdır.
Yürürlükteki
kanun uyarınca, yabancı yatırımcılar (Ukrayna’da ikametgah
sahibi olmayanlar) tarafından şirketin ana sermayesine yapılacak
katkılar, ithalat vergisinden muaftır. Ancak, doğrudan parasal
yatırımlar için özel bir mekanizma
geçerlidir,
NBU tarafından getirilen kurallar doğrultusunda özel yatırım
hesaplarının kullanılmasını gerektirir.
Günümüzde,
ana sermaye katkıları KDV’den muaf değildir. Ancak, bu
imtiyazın
verilmesine dair çeşitli kanun taslakları parlamentoda
tartışılmakta olup, bu taslakların kanunlaştırılması için
hem yerel hem yabancı örgütler tarafından ciddi bir
lobi
faaliyeti yürütülmektedir.
Kurucuların yanı sıra,
halka açık anonim şirketlerin hisseler için
açık
bir kayıt listesi açmaları gerekir. Kaydedilecek her
potansiyel hissedarın, kurucunun hissesinin satılmasından dolayı
şirkete ödemesi gereken miktarın en az %10’unu
karşılaması
gerekir. Açık kayıt listesi tutuluyorsa, toplam hisselerin
en az %60’ının şirket tesciline kadar dağıtılmış olması
gerekir. Şirket, tescilden sonraki bir yıllık zaman zarfında ana
sermayenin tamamını hissedarlarından toplamış olmalıdır ve
kuruluş genel toplantısı yapılmadan önce ana sermayenin
%50’si ödenmelidir, ancak bu %50’lik
ödeme, tescil
işlemi tamamlanmadan önce bitirilmelidir. Bir anonim şirketin
kurucularının tescilden sonraki en az iki yıl boyunca hisselerin
%25’ine sahip olması gerekir.
Sermaye, farklı
sınıflarda ve değerlerde hisselere bölünebilir. Bir
hissenin asgari nominal değeri 0,01 Grivnyadır (yaklaşık 0,0015
Avro). Anonim şirketler için, hissedar başına hisse sayısı
sınırlı değildir. Limited ya da paylı komandit şirketlerdeki
hisseler, ana sermayenin sadece bir kısmını oluşturur ve menkul
kıymet olarak bir varlık taşımaz. Bir halka açık anonim
şirket hisselerini borsa tahtasına yazdırabilir ya da IPO’yla
birlikte hisselerini halka arz edebilir.
Uygulamada, iki tip
hisse vardır: nama ve hamiline yazılı hisseler. Bu iki tip
arasındaki farklılık kanuni açıdan önemli değildir;
daha çok muhasebe işlemlerine ilişkindir. Diğer taraftan,
nama yazılı hisselerin sahipleri, genel kurula şahsen katılmakla
yükümlüdür. Bir halka
açık şirket, hem
nama hem hamiline yazılı hisse senetlerini çıkarabilir.
Ayrıca, toplam sermayenin %25’ini aşmayacak miktarda
imtiyazlı
hisse senedi ve hisse senedine çevrilebilir kıymetli evrak
çıkarabilir. Menkul Kıymetler ve Borsa Kanunu, diğer tipte
hisselerin de çıkarılmasına cevaz verir ama bu tiplerin ne
olduğu belirtilmemiştir. Senetler evrak üzerinde ya da
elektronik biçimde çıkarılabilir. Evrak
şeklindeki
senetler bir sertifikayla temsil edilirken, elektronik ortamdaki
senetler kayyım tarafından tutulan menkul kıymet hesabına ilişkin
bir yazılı beyanla gösterilir. Evrak şeklindeki senetler
sicil memuru tarafından deftere işlenirken, elektronik ortamdaki
senetler sözleşmeli bir kayyım tarafından deftere işlenir.
Yeni çıkarılan
Menkul Kıymetler ve Borsa Kanunu uyarınca, bir anonim şirketin
elektronik ortamda sadece nama yazılı hisse senetlerini
çıkarılabileceğini ve daha önce
çıkarılmış
hamiline yazılı hisse senetlerinin kanunun Mayıs 2006’da
yürürlüğe girmesinden itibaren borsada
tedavül
edemeyeceğinin gözden kaçırılmaması gerekir.
Bütün anonim
şirketlerin hisseleri SEC tarafından tescil edilmelidir ve hisse
senetleri, belirli bir şirketin hisselerinin ve bütün
hisse alış verişlerinin kaydını tutan bir emanetçi
kuruluşta (sicil memuru ya da emanetçi) tutulmalıdır. Hisse
senetlerinin tescili için, hissedarların gerekli belgeleri
SEC’e götürmesi ve emanetçi
kuruluşla bir
sözleşme imzalaması gerekir.
Kapalı bir anonim
şirketin de asgari sermayesi 1,250 asgari ücrettir (437,500
Grivnya, yaklaşık 72,000 Avro). Ayni katkıların değeri, şirketin
kuruluş senedi ya da kanun tarafından belirtilen biçimde
hesaplanır. Kapalı anonim şirketlerin hisselerini SEC’de
tescil
ettirmeleri ve bir emanetçi kuruluşla sözleşme
yapmaları gerekir. Kapalı anonim şirketler, hamiline yazılı
hisse senedi çıkaramaz. Yeni çıkarılan Menkul
Kıymetler ve Borsa Kanunu, kapalı anonim şirketler için de
uygulanır.
Bir
limited şirketin
asgari sermayesi, 100 asgari ücrettir (35,000 Grivnya,
yaklaşık
5,700 Avro).
Medeni Kanun, mali yılın
ikinci yarısında ve takip eden yıllardaki net malvarlığının
ana sermayeden daha az olamayacağı şartını getirir. Eğer bu
şart yerine getirilemeyecekse, ana sermaye miktarı indirilmelidir
ve buna karşılık gelen değişiklikler, sicil memuru tarafından
tescil edilmelidir. Eğer belirlenen dönemlerde şirketin net
malvarlığı asgari ana sermayenin altına inerse, şirketin tasfiye
edilmesi gerekir. Eğer hissedarlar şirketin hisselerini o şirketin
yönetimini ele geçirecek derecede satın almışsa da
ana
sermayede indirime gidilebilir. Alınabilecek hisselerin toplam
değerine ilişkin bir sınırlama yoktur. Ancak, eğer ana sermayede
indirime gidilmişse, her hissenin takip eden bir yıl içinde
yeniden dağıtılması gerekir. Böyle bir yeniden dağıtım
tamamlanana kadar, katılımcıların oylarından topluca satın
alınan hisselere karşılık gelen oylar çıkarılır. Anonim
Şirketler Kanunu’nun taslağı, toplu alımları şirket
sermayesinin %20’siyle sınırlandırılmasını
öngörmektedir.
II.
GAYRIMENKUL HUKUKU
1.
GİRİŞ
Gayrımenkul
operasyonları, her zaman için en karlı bir kazanç
kaynağı olmuştur ve ipotek gibi işlemler, taahhütleri
güvenceye almanın en çekici ve emin yollarından
biridir.
Çağdaş özel
mülkiyet kurumu SSCB’de mevcut olmadığı
için, bir
özel mülkiyet nesnesi olarak gayrımenkul
operasyonları
SSCB’nin dağılıp ayrı devletlerin kurulmasıyla birlikte
başladı. Ukrayna da bu kuralın istisnası değildi. 1991’de
bağımsızlığın kazanılmasından ve özel mülkiyet
hakkının ihlal edilemezliğine dair ilk kanuni kaynakların
yaratılmasından sonra, Ukrayna’daki gayrımenkul işlemlerine
duyulan ilgi, bu bağlamdaki pek çok bürokratik ve
kanuni
engele, mükemmellikten uzak mevzuata, hatta belli alanlardaki
kanuni boşluğa rağmen giderek arttı.
Ancak, gayrımenkul
alanında yapılan yatırımların hacmi ve gayrımenkul pazarının
büyüme hızı, Ukrayna’nın hem toprak hem
nüfus
bakımından Avrupa’nın en büyük
ülkelerinden biri
olmasına rağmen Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi
komşu ülkelerle kıyaslandığında oldukça yavaş
kalmaktadır.
Bu
durum, pek çok
yatırımcının Ukrayna’ya gelme konusundaki kararsızlığına,
yatırım kararını vermeden önce yıllar boyunca saha
araştırması yapmasına, gayrımenkul operasyonlarındaki aşırı
bürokrasiye, inşaat düzenlemelerinin şeffaflıktan
yoksun
olmasına ve yabancı şirketler için genel ve olağan olan
açık tapu tescilinin yokluğuna bağlanabilir. Ukrayna yasal
sisteminin gayrımenkul alanındaki ayırt edici özelliği,
arazilerin ve binaların ayrı sicillere tescile tabi olan birer
bireysel mülkiyet konusu olarak
görülmesidir. Araziler
ve binalara ilişkin işlemler, birbiriyle kimi zaman çelişen
ya da tamamen zıt hükümler getiren farklı kanunlara
tabidir.
Yazımızın geri
kalanında, birer gayrımenkul konusu olarak araziler ve binalar
arasındaki ayrımı keskinleştirmeye çalışacağız.
Bu
durum, gayrımenkul
alanında çok farklı yasal düzenlemelere alışık olan
yabancı yatırımcılar açısından yanlış anlamalara neden
olmaktadır. Gayrımenkul nesnelerine (binalara) ilişkin işlemlerin
görece güvene dayalı olmasına rağmen, arazi alım
satımları katı bir devlet kontrolü altındadır ve arazi
mevzuatı, alım satım işlemlerinin serbestçe
gerçekleştirilip bu alanda bir piyasa oluşturulmasının
önüne set çekmeye yönelik
özel normlar
içermektedir.
Ancak Ukraynalı
kanunkoyucu, binaların Ukrayna’da mukim olmayan kişiler ve
yabancı sermayeli Ukrayna şirketleri tarafından satın alınmasının
önüne bir engel getirmediği için,
neredeyse bütün
gerçek ve tüzel kişiler Ukrayna’da
gayrımenkul (bina)
satın alabilir.
2.
KANUNİ KAYNAKLAR
Arazi meseleleri, 01
Ocak 2002’den beri yürürlükte olan
ve yabancı
sermayeli tüzel kişiliklerle özel kişilere arazi alma
imkanını bahşetmesiyle arazi düzenlemelerinde yeni bir
çığır
açan Ukrayna Arazi Kanunu’yla (yazımızın geri
kalanında,
UAK olarak anılacaktır) düzenlenir. UAK, arazi ilişkilerinin
özne ve nesnelerine uygulanacak temel
hükümleri
içerir, bu bağlamda devletin ve belediyelerin yetkilerini ve
arazi devrine ilişkin sınırlamaları düzenler. Arazi
meseleleri, ayrıca “Arazi Kirası Hakkındaki Kanun,”
“Arazi
Ödemeleri Hakkındaki Kanun” ve “Arazi
Ekspertizi Hakkındaki
Kanun” gibi kanunlarla da düzenlenir.
Arazi ilişkilerindeki
özel teknik konuları düzenleyen çok sayıda
tüzük
ve yönetmelik mevcuttur. Gayrımenkul nesnelerinin (binaların)
hukuki statüsünü düzenleyen tek bir
kanun yoktur,
ancak diğer alanları düzenleyen kanunlarda ve
yönetmeliklerde
bu konuya ilişkin hükümler bulunabilir.
Bu
arada, Ukrayna Medeni
Kanunu, Ukrayna Ticaret Kanunu, Ukrayna Arazi Kanunu, Gayrımenkul
Üzerindeki Mülkiyet Haklarının Devlet Tarafından
Tescili
ve Hakların Sınırlanması Hakkındaki Kanun gibi global kanunların
çıkarıldığı şu son birkaç yıl içinde
çok
büyük bir yasama dalgasının hüküm
sürdüğü
unutulmamalıdır. Ukrayna mevzuatı, ayrıca Ukrayna’daki
yatırım
faaliyetlerini düzenleyen ve güvence altına alan
çok
sayıda kanunu ve tüzüğü
içermektedir.
Yatırım Faaliyetleri
Hakkındaki Kanun ve Yabancı Yatırımlar Rejimi Hakkındaki Kanun,
yatırım faaliyetlerine ilişkin meseleleri ve yabancıların
Ukrayna’daki yatırım projelerine ilişkin haklarının ve
menfaatlerinin gözetilmesini düzenler. Ukrayna,
yabancı
yatırımların desteklenmesi ve korunması konusunda pek çok
iki taraflı anlaşmaya imza atmıştır. Pek çok Avrupa
ülkesiyle Ukrayna arasında bu gibi anlaşmalar mevcuttur. Bu
anlaşmalar, gayrımenkullere ilişkin olanlar dahil olmak üzere
yabancı yatırımcılarının haklarının gözetilmesini
güvence altına alır.
3.
GAYRIMENKULLERDE
TAPUYA TESCİL
Ukrayna sisteminde tapu
kütüğü şeffaf değildir ve
günümüzde
yeniden yapılandırılmaktadır. Avrupa’daki gibi bir Tapu Sicil
Defteri (Grundbuch), Ukrayna’da mevcut değildir. Binaların
tapu
kaydı, bulundukları yerdeki belediyelere bağlı kuruluşlarda –
Teknik Envanter ve Gayrımenkullerin Tapu Siciline İlişkin Büro
(yazımızın geri kalanında, sicil bürosu olarak anılacaktır)-
tutulur; ancak, gayrımenkuller için tek bir sicil yoktur.
Bazı yerlerde sicil büroları bulunmaz ve belediyeler, sadece
binalara ilişkin tapu kayıtlarını gerçekleştirir.
Arazilerin kaydı,
binalarla hiçbir bağlantısı olmayan farklı bir sicilde
tutulur. Arazilerin kadastro işlemi henüz tamamlanmamıştır
ve bu durum, kimi zaman aynı arazi parçasının farklı
yerlerde sicile geçirilmesine neden olabilmektedir.
Gayrımenkul üzerindeki
yükümlülüklerin ve ipoteklerin
paralel tescilinin
ikili işlevi vardır. Arazi kadastrosu, aynı zamanda farklı bir
sicil olarak mevcuttur. Bir gayrımenkulün birden fazla tescil
edilmesinin yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği, yabancıların
ancak çeşitli ihtiraz kayıtlarıyla yatırım yapmaya
yanaştıkları, Ukraynalılar tarafından da bilinmektedir.
Daha önce de
belirtildiği üzere, bitmiş inşaatların tapuya kaydı, sicil
bürosu tarafından bölgesellik prensibi uyarınca
gerçekleştirilir. Örneğin, Kiev’deki
gayrımenkul
nesneleri (binalar) Kiev Sicil Bürosu tarafından tescil
edilir.
Burada, üçüncü şahısların tapuyu
göremeyeceklerini belirtmemiz gerekiyor; binalara ilişkin
resmi
bilgiler, sadece o gayrımenkulün malikine verilir. Devlet
arazi
kadastrosu dışındaki neredeyse tüm siciller, Ukrayna Adalet
Bakanlığı’na bağlı “Bilgi Merkezi” adlı
kuruluş
tarafından yönetilir; bakanlık, gayrımenkule ilişkin
bütün
idari işlevlerini merkeze devretmiştir. Sicillere yapılacak tescil
devlet ve/veya noterler ve/veya devlet noterlik arşivleri ve/veya
yukarıda bahsi geçen devlet kuruluşu ve yan kuruluşları
tarafından gerçekleştirilir ve binaların tescili ilgili
sicil büroları tarafından yapılır.
Ukrayna’daki
gayrımenkule ilişkin hakların tescil sistemi
günümüzde
reforma tabi tutulmaktadır. Arazilerin ve binaların tescil
edileceği, söz konusu gayrımenkul hakkındaki
bütün
bilgileri içerecek birleşik bir tapu
kütüğünün
yaratılması planlanmaktadır.
4.
TAPU
Ukrayna Anayasası, üç
tür mülkiyet biçimini tanır: özel
mülkiyet,
kamu mülkiyeti ve belediye mülkiyeti. UAK madde 78,
Ukrayna’daki arazilerin devlet, kamu ve belediye
mülkiyetinde
olabileceğini belirtir. Buna ek olarak, Ukrayna mevzuatındaki
mülkiyet biçimleri, sadece Sovyetler Birliği
sonrası
ülkelere özgü olan birtakım özel
tapu
biçimlerini de içerir. Bunlar etkin
yönetim hakkı
ve ticari devamlılık hakkıdır.
Arazi tapusu türleri
şunlardır:
-
Mülkiyet (özel,
kamu ve belediye mülkiyeti).
-
Kira sözleşmesine
dayalı geçici kullanım.
-
Araziyi sürekli
kullanma hakkı.
-
İrtifak hakkı.
Binalara ilişkin tapu
kaydı/şerhi türleri şunlardır:
-
Mülkiyet (özel,
kamu ve belediye mülkiyeti).
-
Etkin yönetim
hakkı.
-
Ticari devamlılık
hakkı.
-
Kira.
İSTİRDAT
DAVALARI
UAK
bölüm 4
madde 78’e göre, 15.05.1992’den
önce Ukrayna’da arsa
ve arazi sahibi olan kimseler (ve mirasçıları), istirdat
davası açamaz.
Böylece, 1917
Devriminin ardından toprakları kamulaştırılanların mülkiyet
iddialarının kanun koyucu tarafından önüne
geçilmiştir.
Ancak, Ukrayna
mevzuatında binalara ilişkin istirdat davaları için
herhangi bir hüküm bulunmadığını belirtmeden
geçemeyeceğiz. Bazı hukukçulara göre,
Ukrayna
Avrupa Birliği’ne doğru ilerledikçe ve ulusal
mevzuatını
bu doğrultuda uyarladıkça, bu alanda çeşitli
düzenlemeler getirmek ve 1917 Devriminden sonra
mülkleri
kamulaştırılanlara istirdat davası açma hakkı tanımak
gerekebilecektir. Şu anda böyle bir tartışmanın başlatılması
için vakit çok erkendir, gerçi bazı
uzmanlara
göre, gelecekte böyle bir düzenlemenin
yapılması
beklenebilir.
5.
UKRAYNA GAYRIMENKUL
HUKUKUNA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER
5.1
Arsa ve Araziler
UAK, Ukrayna’daki
yeryüzü parçalarına ilişkin meseleleri
düzenleyen
temel kanundur. UAK’a göre arsa, belli bir coğrafi
yeri ve
kendisine bağlı çeşitli hakları içeren
yeryüzü
parçasıdır. Arsa ve arazi üstündeki
mülkiyet,
yeryüzü üstündeki sınırları boyunca
uzanır ve
sınırlarının içinde kalan suları, ormanları ve
çok
yıllık bitkileri de kapsar.
5.2
Arsa ve Arazilerin
Tahsisi
UAK, arsa ve arazilerin
çeşitli amaçlara yönelik olarak dokuz
kategorideki kullanıma tahsis edilmesini düzenler.
-
zirai araziler,
-
kamu binalarının ve
meskenlerin inşasına ayrılan arsalar,
-
SİT alanları,
-
sağlık için
tahsis edilen arsa ve araziler,
-
eğlence/tatil için
tahsis edilen arsa ve araziler,
-
tarihsel ve kültürel
açıdan farklılaşan arsa ve araziler,
-
orman arazileri,
- su
kaynaklarının
bulunduğu araziler,
-
endüstri, ulaşım,
enerji, savunma ve sair amaçlar için ayrılan arsa
ve
araziler.
Arsa ve arazilerin
çeşitli kategorilere ayrılması, devletin ve kendi yetki
alanlarında kalan bölgeler için yerel
yönetimlerin
aldığı kararlar doğrultusunda gerçekleştirilir.
Herhangi bir arsa ya da
arazi parçasının amacı, üstünde
gerçekleştirilmesi planlanan faaliyete göre
belirlenir.
Başlangıçta
tahsis edildiği faaliyet amacına uygun düşmeyen arsa ve
arazilerin kategorisi, ilgili kişilerin başvurularına göre
değiştirilebilir.
Gerçek ya da
tüzel kişilerin maliki olduğu arsa ve arazilerin tahsis
değişikliği, Ukrayna hükümeti tarafından getirilen
düzenlemeye göre, sahiplerinin başvurusu
üzerine
gerçekleştirilir. Başlangıçta orman olarak
ayrılan
arazilerin tahsis değişikliği, çevre ve orman koruma
idaresinin üst düzey yöneticilerinin
belirttiği görüş
doğrultusunda değiştirilir. Tahsis değişikliği, ilgili
kişilerin yerel yönetimlere Ukrayna hükümeti
tarafından kabul edilen süreç doğrultusunda
belirlenen
oranlara göre hesaplanan bir tazminat ödemesini
gerektirir.
Zirai arazilerin ve
orman arazilerinin tahsis değişikliğinden dolayı ödenmesi
gereken tazminatın oranı, Ukrayna hükümeti tarafından
belirlenir. Bir arsa ya da arazinin tahsis kategorisinin sınai
bölge
olarak değiştirilmesinin, tarımsal toprakların kaybedilmesi
bakımından daha farklı bir anlamı vardır.
Günümüzde,
büyük meskun mahallerin sınırları dışında,
büyük
endüstriyel, lojistik ya da ticaret amaçlarına
uygun
yapıların inşasına uygun çok az sayıda sınai bölge
bulunmaktadır. Arazilerin büyük
bölümü
zirai amaçlıdır ve tahsis amaçları
değiştirilmeden
üstlerinde inşaat yapılması mümkün değildir.
Bu
yüzden, tahsis amaçlarının değiştirilmesi
zorunludur.
5.3
Arsa ve Arazilerin
Malikleri. Yabancı Gerçek ve Tüzel Kişilikler ve
Yabancı Yatırımla Gerçekleştirilen Girişimlerin Arsa ve
Arazi Mülkiyetini Elde Etmesi.
Yukarıda belirtildiği
üzere, UAK arsa ve arazi makili olabilecek özneleri
sınırlı
sayıda saymıştır. UAK madde 80’e göre, arsa ya da
arazi
maliki olabilecek özneler şunlardır:
-
Gerçek
ve tüzel kişiler – arsa ve arazilerin özel
mülkiyeti için.
-
Mülkiyet
hakkını doğrudan ya da yerel belediyeler aracılığıyla kullanan coğrafi
topluluklar – belediye mülkiyetindeki arsa ve
araziler için.
-
İlgili
idareler aracılığıyla mülkiyet hakkını kullanan devlet
– kamu mülkiyetindeki arsa ve araziler
için.
UAK’a göre arsa
ve araziler, bütün Ukrayna vatandaşı
gerçek
kişiler ve tüzel kişiler (Ukrayna’da mukim kişiler
tarafından Ukrayna’da kurulanlar) tarafından neredeyse
hiçbir
sınırlamaya tabi olunmaksızın satın alınabilir.
Ancak, yabancı gerçek
ve tüzel kişiler ile yabancıların katılımıyla
gerçekleştirilen ortak yatırım girişimleri, Toprak
Kanunu’nun getirdiği sınırlamalar uyarınca toprak satın
alabilir. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile
yabancıların katılımıyla gerçekleştirilen ortak yatırım
girişimleri, Ukrayna’daki zirai arazileri satın alamaz.
Vatansızlar ve yabancı
ülke vatandaşları, meskun mahallerin içindeki
arsaları
ve dışındaki zirai olmayan arazileri, üstündeki
binalar
kendilerine ait olmak koşuluyla satın alabilir.
Yabancı tüzel
kişiler, şu zirai olmayan arsa ve arazileri satın alabilir:
-
Ukrayna’daki
ticaret faaliyetlerine ilişkin binalar ve binaların inşaatı
için arsa satın alınıyorsa, meskun mahallerin
içinde kalan arsalar.
-
Meskun
mahallerin dışında kalan ve üstünde bina bulunan
araziler.
Yabancıların
katılımıyla gerçekleştirilen ortak yatırım girişimleri
de, yabancı tüzel kişiler için getirilen kurallara
uygun bir şekilde arsa ve arazi satın alabilir.
Devlet mülkiyetindeki
arsa ve arazilerden özelleştirme kapsamı dışında kalanlar,
Ukrayna Parlamentosunun onayı üzerine, Ukrayna
hükümeti
tarafından yabancı devletlere ve tüzel kişiliklere
satılabilir. Belediyelere ait arsa ve araziler, Ukrayna
hükümetinin
onayı üzerine, ilgili belediye encümenleri tarafından
yabancı devletlere ve tüzel kişilere satılabilir.
Devlet ve belediyelerin
maliki olduğu arazi ve arsalar, temsilcilik ofislerini tescil
ettirerek Ukrayna’da ticari faaliyet
yürütme hakkını
kazanan yabancı tüzel kişiliklere satılabilir.
Hükümetin
bu tür arsa ve arazilerin satışını onaylama sürecinin
günümüzde son derece bürokratik
olması yüzünden,
alıcılar bu tür alışverişleri yapmaktan
kaçınmaktadır.
Burada, UAK’ın %100
yabancı yatırımların devlet ve belediye arazi ve arsalarını
satın almasına ilişkin bir hüküm getirmediğini
belirtmeden geçemeyeceğiz. UAK’ın
günümüzde
geçerli olan yorumlarına göre, yukarıda sıralanan
sınırlamalar sadece yabancı sermayeli girişimlerin devlet ve
belediyelerin maliki olduğu arsa ve arazileri satın almalarında
uygulanır. Bu sınırlamalar, yabancı gerçek kişiler
için
geçerli değildir.
Ancak, bu doktriner
yorumun Ukrayna şartlarına göre oldukça
müphem
kaldığını belirtmemiz gerekir.
5.4
Moratoryum
1
Ocak 2015’e kadar,
gerçek ve tüzel kişiler toplam 100 hektarlık arsa
ve
arazileri satın alabileceklerdir. Miras yoluyla devrolunan arsa ve
araziler bu hesaba dahil edilmez.
1
Ocak 2007’ye kadar,
ticari şirketlerin esas sermayelerine arsa ve arazi paylarının
dahil edilmesi yasaktır.
Yine 1 Ocak 2007’ye
kadar, zirai faaliyetlere tahsis edilmiş arazilerin ve arsa
paylarının sahibi olan gerçek ve tüzel kişiler, bu
tür
malvarlıklarını miras yoluyla devir ya da kamulaştırma dışındaki
biçimlerde devredemezler.
BİNALARA
İLİŞKİN
HÜKÜMLER
Arsa ve arazilerin
aksine, binaların hukuki statüsü mevzuatta daha az
bir yer
tutar. Günümüzdeki Ukrayna kanunlarında,
binalar
tahsis amaçlarına göre sınıflandırılmamıştır. Bu
tür sınıflandırmalar sadece inşaat şartlarını
düzenleyen
tüzük ve yönetmeliklerde yer alır. Binalar,
amaçlarına göre sınai binalar, ticari binalar,
meskenler, bürolar vb. olarak ayrılır. Ukrayna mevzuatı,
stratejik önemdeki devlet ve/veya belediye binaları
hariç
tutulursa, bu tür gayrımenkullerin maliklerine ya da
gayrımenkullere dair sınırlamaları içermez. Stratejik
anlam taşıyan devlet ve/veya belediye mülkiyetindeki binaların
özel mülkiyete konu edilmesi kanunen yasaktır ve
böyle
binalar özelleştirmeye de konu olamaz.
Ukrayna mevzuatı,
özelleştirme esnasında devlet ya da belediyelere ait
mülklerin
satışı dışında, bina satın almak isteyen yabancı
yatırımcılara devlet tarafından herhangi bir izin ya da rıza
verilmesini zorunlu kılmaz. Özelleştirme sırasında, ihaleyi
kazanan tarafa alım-satım anlaşmasının sonuç
bölümünde
söz konusu gayrımenkulü satın alma izninin verildiği
belirtilir. Ancak diplomatik misyonların, konsoloslukların ve
uluslar arası, hükümetler arası
örgütlerin
yerleşmesi için satın alınan binaların tapuya tescili,
Ukrayna Dış İşleri Bakanlığının bu konuya ilişkin yazısına
göre gerçekleştirilir.
Uluslar arası
hükümetler dışı örgütlerin ve
yabancı
kuruluşların yerleşmesi için satın alınan binaların
tapuya tescili, yabancı temsilcilik ofislerine verilen hizmetlere
ilişkin Genel Yönetimin, Kırım Özerk Bölgesi
Kabinesinin, yerel yönetimlerinin ya da Sivastopol kenti
yönetiminin mektubu uyarınca yapılır.
6.
GAYRIMENKULLERE
İLİŞKİN İŞLEMLER
6.1
Binaların
Kiralanması
Ukrayna mevzuatı, kira
ilişkilerinin nesne ve/veya öznelerine ilişkin
hiçbir
sınırlama getirmez. Devlet ya da belediye mülklerinin
kiralanmasına ilişkin olarak, Devlet ve Belediye Mallarının
Kiralanmasına İlişkin Kanun’da, kiraya konu olamayacak mallar
sıralanmıştır. Ukrayna Bakanlar Kurulunun “Devlet Girişimi
Komplekslerinin, Örgütlerinin ve Ana Üretime
İlişkin
Yapısal Departmanlarının Özelleştirilemeyecek ya da
Kiralanamayacak Malvarlıkları Kararnamesi” de kiraya konu
olamayacak malları içermektedir.
Bu
sınırlama, ilgili
devlet ve belediye girişimlerinin entegre kompleksleri için
de geçerlidir ve nedeni, bu tür girişimlerin
devletin
hayati işlevleriyle bağlantılı stratejik görevleri yerine
getirmesidir.
İlgili kanun ve
kararnamede belirtilmeyen nesneler ise aşağıda belirtilen şartlar
dahilinde kiralanabilir. Binaların kiralanmasına ilişkin mevzuat
geçtiğimiz yıllarda oldukça önemli
değişikliklere uğramıştır ve bu değişiklikler, gayrımenkul
piyasasının oyuncuları tarafından değişik biçimlerde
algılanmaktadır.
Özellikle, uzun
dönemli kira kontratlarının ve Ukrayna’da mukim
olmayan
kişilere ait gayrımenkullere ilişkin kira kontratlarının tescili
ve noter tarafından tasdiki müesseseleri, Ukrayna
için
bir yeniliktir. Ukrayna mevzuatına göre, 1 seneden uzun
süreli
kontratlar noter tarafından tasdik edildikten sonra tapuya şerh
edilmelidir.
Gerçek kişilerin
kendi aralarında akdettikleri kira kontratları ise, süresinden
bağımsız olarak noter tarafından tasdik ve tapuya şerh
edilmelidir. Kira kontratlarındaki noterlik harçlarının
kira sözleşmesinin süresi boyunca elde edilecek kira
gelirinin %1’i olduğunu belirtmemiz gereklidir.
Bu
nedenle, özellikle
uzun dönemli kira kontratlarının tasdikinde oldukça
büyük miktarlarda harç ödenmesi
gerekebilmektedir. Bu durum, harçların
01.01.2007’den
itibaren %0,1 olarak alınmasını ve en yüksek harcın 850
Grivnyayı aşmamasını düzenleyen kanun
yürürlüğe
girince değişecektir.
Ancak, kira
kontratlarının noter tasdikli olması zorunluluğu, gelecekte inşa
edilecek binalar için hazırlanan
ön-sözleşmelerin
akdedilmesinde çeşitli sorunlar doğurmaktadır.
Noter tasdikinin
yapılabilmesi için, bina malikinin tapudaki kaydını ibraz
edebilmesi gerekir. Ancak, gelecekte inşa edilecek binalar
henüz
tapuya kayıtlı olmadıklarından gerekli belgeleri ibraz etmek ve
geçerli bir kiralama ön-sözleşmesi
hazırlamak
mümkün olamamaktadır.
Bu
sorun, bir hazırlık
sözleşmesiyle ya da böyle bir kira kontratının
hazırlanmak istendiğine dair niyet mektubunun verilmesiyle
çözülebilir. Kira konusunda belirli vergi
yükümlülükleri vardır ve
Ukrayna’da mukim
olmadıkları halde bu ülkede gayrımenkul maliki olan
kişilerin, ülke sınırları içinde ticari faaliyet
yürütebilmeleri ya da Ukrayna’da mukim olan
kişilerle
gayrımenkullerine ilişkin kontrat yapabilmeleri için bir
temsilcilik ofisi kurmaları gerekir.
Bu
yükümlülüğün
ihlali, Ukrayna mevzuatına göre vergi
kaçakçılığı
olarak kabul edilir. Bunun nedeni, Ukrayna’da mukim
olmadıkları
halde ülkedeki gayrımenkullerinden elde ettikleri kira
gelirlerini yurtdışında alan kişilerin vergi yükünden
kaçınmasını önlemektir.
Uygulamada, Ukrayna’da
mukim olmayan kişilerin ülkedeki gayrımenkullerinden dolayı
elde ettikleri kira gelirlerinin ödemesi, şu şekillerde
yapılmaktadır:
-
Kiracı, kira bedelini
bir Ukrayna bankası vasıtasıyla kiralayanın temsilciliğine
öder.
-
Temsilcilik, malikin
mukim olduğu ülkeyle Ukrayna arasında çifte
vergilendirmeyi önlemek için akdedilen anlaşmalar
uyarınca, kira bedelinden ödenecek vergiyi
düştükten
sonra, parayı ana şirkete/malike havale eder.
Hiç şüphesiz,
vergi kaçırmanın çeşitli yolları bulunmuştur.
Kira
bedelinin iki parçaya bölünmesi, bir
parçanın
Ukrayna’daki banka, diğerinin Ukrayna dışındaki banka
aracılığıyla ödenmesi, doğru olmasa bile yaygın bir
uygulamadır.
Kamusal mülkiyete
tabi olmayan binalar için ödenecek kira bedelleri
serbestçe belirlenir, ancak devlete ve belediyelere ait olan
binaların kira bedelleri, Ukrayna hükümeti tarafından
kabul edilen sürece uygun bir şekilde hesaplanır. Ancak,
çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre,
yukarıda betimlendiği üzere vergi kaçırılmasını
önleme amacı doğrultusunda, gerçek kişilerin maliki
olduğu binalar için de asgari kira oranlarının
belirlenmesine dair planlar yapılmaktadır.
Asgari kira bedelleri,
binanın yerine, amacına ve durumuna göre belirlenecek ve
vergilendirme amacıyla uygulamaya konacaktır. Ancak, bu planın
gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği
henüz
kesin değildir.
6.2
Arsa ve Arazilerin
Kiralanması
Arsa ve arazilerin
kiralanması, Toprak Kiralanmasına İlişkin Kanun
hükümleri
uyarınca gerçekleştirilir.
Arsa ve arazi (toprak)
kira kontratlarının süresi, 50 yılı geçemez. Toprak
kirası kontratı, noter tarafından tasdik edilip tapu siciline
işlenmelidir. Eğer bu koşullar yerine getirilmezse, kontrat
hükümsüz olur. Toprak Kiralanmasına İlişkin
Kanun,
kontratta bulunması gereken asgari koşulları sıralamaktadır.
Bu
koşullar şunlardır:
-
Kira nesnesi (arsa ya
da arazinin yeri ve alanı).
-
Kira kontratının
süresi.
-
Kira bedeli, ödeme
biçimi, ödeme tarihleri, ödemezlik
durumunda
kiracının sorumluluğu.
-
Kiraya konu toprak
parçasının kullanım koşulları ve tahsis amacı.
-
Kira nesnesinin
bakımına dair koşullar.
-
Kira nesnesinin
kiracıya teslim biçimi ve koşulları.
-
Kira nesnesinin malike
iade biçimi ve koşulları.
-
Söz konusu toprak
parçasının kullanımına ilişkin var olan sınırlamalar.
-
Kira nesnesinin kaza
sonucu zarar görmesi ya da yok olması riskini
üstlenen
tarafın belirlenmesi.
-
Tarafların
sorumlulukları.
Yukarıda sıralanan
temel koşullardan birinin eksikliği, söz konusu kontratın
tapuya işlenmemesine ya da taraflardan biri tarafından
hükümsüzlüğünün
öne sürülmesine
neden olabilir.
Kira kontratının
unsurları şunlardır:
-
Kiraya konu toprak
parçasının planı ya da şeması.
-
Söz konusu toprak
parçasının tahsisini ve üstüne kurulu
irtifakları
gösteren kadastrosu.
-
Toprak parçasının
sınırlarını da içeren tapu kaydı.
-
Transfer protokolü.
-
Kanun tarafından
emredilen durumlarda, toprak tahsis projesi.
Ukrayna hükümeti,
bu tür kontratlarda uyulması gereken standart formu
belirlemiştir. Bu standart formda, kanun tarafından zorunlu kılınan
bütün unsurlar mevcuttur ve uygulamada da yaygın
olarak
kullanılmaktadır.
Kira bedeli miktarı,
ödeme biçimi ve koşulları, taraflar tarafından
belirlenip kontratta belirtilebilir; ancak devlet ve belediyeye ait
toprak parçalarına ilişkin kira bedelleri, Toprak Kirası
Ödemelerine Dair Kanun tarafından belirlenir.
Kira aynen, nakden ya da
mal sahibine hizmet sunulması biçiminde ödenebilir.
Taraflar, kira bedelinin çeşitli ödeme
biçimlerinden
oluşması için aralarında anlaşabilirler. Ancak, devlet ve
belediyeye ait toprak parçalarının kirası, ancak nakden
ödenebilir. Toprak kirası kontratlarındaki noterlik harcı,
söz konusu toprak parçasının kıymetinin
%0,01’i
kadardır. Eğer kıymet biçilmemişse, bu harç
asgari
17 Grivnya olmak üzere, kontrat bedelinin %1’i kadar
olacaktır.
6.3
Alım – Satım
Gayrımenkullere ilişkin
alım satım sözleşmelerindeki sıhhat şartı, noter
tarafından tasdik edilip tapuya tescil edilmeleridir.
Noter tasdiki,
gayrımenkulün bulunduğu yerde gerçekleştirilir.
Sözleşmenin
tasdiki için, gayrımenkule ilişkin belgelerin ibraz edilmesi
gerekir. Binalar için, Ukrayna mevzuatı uyarınca
söz
konusu bina üstündeki hak sahipliğini
gösteren
herhangi bir resmi belge yeterlidir. Bu belge, binanın ilgili
idarede (Teknik envanter bürosu) kayıtlı olduğuna ilişkin
bir kaydı içermelidir.
Araziler bakımından
gerekli olan tek belge, devlet tapu sicilinden alınmış kayıttır.
Eğer alım satım
sözleşmesinin taraflarından biri bir gerçek
kişiyse,
bu gerçek kişi eşinin noter tasdikli iznini de ibraz
etmelidir.
Bu
tür işlemler
sırasında, yetki sorunlarının açıklığa
kavuşturulabilmesi için, eğer taraflardan biri bir
tüzel
kişiyse, o tarafın kuruluş sözleşmesinin dikkatle
incelenmesini tavsiye ediyoruz. Uygulamada, gayrımenkullere ilişkin
alım satım işlemlerinde, yönetim organlarının
suistimallerini önlemek üzere tüzel
kişiliklerin
yönetim kurulu ya da kurucular genel kurulu gerekli izni
verir.
Eğer işlemde yabancılık unsuru varsa, kanun koyucu özel
şartlar aramıştır (şartlar için yukarıya bakınız).
Gayrımenkul maliki olan
bir tüzel kişiliğin alınıp satılması, Ukrayna
Hükümetinin
ya da Parlamentosunun iznini gerektirmediği için sık sık
başvurulan bir yöntemdir. İşlemin
gerçekleştirilmesinden
önce, söz konusu gayrımenkulün teknik
durumunun ve
gerekli ruhsatların sıhhatinin kontrol edilmesini tavsiye ediyoruz.
Çünkü,
eğer bir binanın üzerinde yerel yönetimlerden ruhsat
alınmadan yapısal değişiklikler gerçekleştirilmişse,
böyle bir binanın üstünde gelecekte yeniden
tescil ya
da ipotek gibi işlemler yapılamayabilir.
Bir
gayrımenkulün
bedeli taraflar arasında kararlaştırılır, ancak bu bedel, sicil
bürosunun sertifikasında belirtildiği şekliyle, toprak
parçasının ve üstündeki binanın ekspertiz
değerinden daha az olamaz.
Özelleştirme
sonucu satılacak gayrımenkullerin değeri eksperler tarafından
takdir edilir. Noterlik harcı ve Ukrayna Emeklilik Fonlarına
yapılacak ödeme, gayrımenkulün sözleşmedeki
değerinin %1’i (ayrı ayrı) kadar olup, bu miktar sicil
bürosu
sertifikasında belirtilen ya da eksper tarafından takdir edilen
miktarın %1’inden (yine ayrı ayrı) daha az olamaz. Noterlik
harcı ve Ukrayna Emeklilik Fonlarına yapılacak ödeme,
sözleşmenin yapıldığı anda ödenecektir.
Yukarıda da
belirtildiği üzere, yabancı sermayeli girişimlerin
Ukrayna’da
gayrımenkul almasının önünde sınırlama olmadığından,
hem hisse satışı hem de doğrudan gayrımenkul alım satımı,
yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir. Her yöntemin
kendine has avantajları ve dezavantajları olduğu için, her
olayın koşullarına uygun bir şekilde yöntem
seçilmelidir.
III.
VERGİLENDİRME
1.
GİRİŞ
1.1
Vergi Sistemi
Ukrayna vergi sistemi,
25.06.1991 tarihli ve 1251-XII sayılı Vergilendirme Sistemi
Hakkındaki Kanun’a dayanılarak tahsil edilen 30’dan
fazla vergi
ve harçtan ibarettir. Çeşitli tadillerden
geçen
bu kanun, hem ulusal hem yerel düzlemdeki harçlar
ve
vergileri düzenler.
Gerçek ve tüzel
kişiler tarafından ödenen ana ulusal vergiler ve
harçlar
şunlardır:
-
Kurumlar Kazanç
Vergisi
-
Kişisel Gelir Vergisi
-
Katma Değer Vergisi
-
Tüketim Vergisi
-
Zorunlu Devlet Sosyal
Güvenlik Vergisi
-
Arazi Vergisi
-
Gümrük
Vergisi ve diğer vergiler.
Ana
yerel vergi ve
harçların arasında Reklamcılık Vergisi, Belediye Vergisi,
Araba Park Yeri Harcı, Pazar Vergisi ve sair vergilerle
harçlar
sayılabilir.
Ulusal vergi ve harçlar
Ukrayna Parlamentosu (Verkhovna Rada) tarafından çıkarılır
ve bütün Ukrayna toprakları için
ödenmeleri
zorunludur. Yerel vergiler ve harçlar, ilgili belediyeler
tarafından çıkarılır ve tahsil edilir. Yerel vergi
oranları, Ukrayna Parlamentosu tarafından çıkarılan ilgili
kanunlar uyarınca belirlenir.
Vergi tahsili Devlet
Vergi İdaresi tarafından gerçekleştirilirken,
gümrük
vergilerinin toplanması işi Devlet Gümrük
Servisi’ne
aittir. Ticari faaliyetlerde bulunan bütün
gerçek ve
tüzel kişilerin yerel vergi dairesine kayıt yaptırmaları ve
gerçekleştirdikleri bütün vergiye tabi
işlemlerle
ödedikleri vergileri bildirmeleri gerekir.
Ukrayna mevzuatı (vergi
kanunları da dahil olmak üzere) çok sık tadil
edildiği
için, yerel vergi mükelleflerinin de bu konuda
zorlandıkları göz önünde bulundurulmalıdır.
1.2.
Mükelleflerin
Statüsü
Vergilerin ödenmesi,
mükelleflerin ikametgahına bağlıdır. Vergilendirme
için
gerçek ve tüzel kişilerin ikametgah adreslerinin
nasıl
belirleneceği, gerçek ve tüzel kişilerden vergi
toplanmasına ilişkin kanunlar tarafından düzenlenir.
Bir
tüzel kişilik
ya da tüzel kişilik statüsünü haiz
olmayan bir
hukuki varlık (örneğin, bir şube ya da temsilcilik ofisi),
eğer Ukrayna mevzuatına uygun bir şekilde tescil edilmişse ve
ticari faaliyetlerini yürütüyorsa
Ukrayna’da mukim
sayılır.
Gerçek kişilerin
ikametgahlarının belirlenmesi çok daha karmaşıktır. Eğer
bir kişinin ikametgah adresi Ukrayna ülkesi sınırları
içinde
bulunuyorsa, o kişi Ukrayna’da mukim sayılır. Eğer kişinin
Ukrayna dışında bir ülkede de bir adresi daha varsa, ancak
daimi ikametgahı Ukrayna’da bulunuyorsa, Ukrayna’da
mukim
sayılır. Eğer kişinin daimi hem Ukrayna’da hem başka bir
ülkede birer daimi ikametgah adresi mevcutsa, ancak
Ukrayna’yla
daha yakın ekonomik bağları varsa (yaşamsal menfaatlerinin
merkezi Ukrayna ise) Ukrayna’da mukim sayılır.
Eğer kişinin
ikametgahı yukarıdaki kuralların ışığında belirlenemiyorsa, o
kişinin bir takvim yılı içinde en azından 183 gün
boyunca Ukrayna’da bulunduğu saptandığı takdirde kişi
Ukrayna’da mukim olarak kabul edilir. Eğer bu kural
uygulanamıyorsa, kişi Ukrayna vatandaşı olduğu takdirde
Ukrayna’da mukim sayılır. Eğer kanun
hükümlerinden
bağımsız olarak, kişinin biri Ukrayna olmak üzere
çifte
vatandaşlığı varsa, o kişi vergilendirme için Ukrayna
vatandaşı olarak kabul edilir ve Ukrayna tarafından imzalanan
uluslar arası anlaşmalarla diğer ülke vatandaşlarına
tanınan imtiyazlar ve muafiyetlerden yararlandırılmaz.
Eğer
kişi vatansızsa,
statüsü milletlerarası hukuk kuralları uyarınca
belirlenecektir.
2.
KURUMLAR KAZANÇ
VERGİSİ
Tüzel kişiler
tarafından ödenen ana doğrudan vergi, 28.12.1994 tarihli ve
334/94-VR sayılı “Girişimlerin Kazançlarının
Vergilendirilmesi Hakkındaki Kanun” tarafından
düzenlenen
Kurumlar Kazanç Vergisidir.
2.1
Mükellefler
Bu
vergi, tüzel
kişiler ve tüzel kişilere bağlı kalıcı hukuki varlıklar
(örneğin temsilcilik acenteleri ve şubeler) tarafından
ödenir. Ukrayna vatandaşları dünya çapında
elde
ettikleri bütün kazançtan dolayı vergiye
tabiyken,
Ukrayna’da mukim sayılmayanlar sadece Ukrayna kaynaklarını
kullanarak elde ettikleri kazançtan dolayı vergilendirilir.
2.2
Vergi Oranı
Kurumlar Kazanç
Vergisi’nin temel oranı, %25’tir.
2.3
Vergilendirme
Dönemi
Vergilendirme dönemleri,
çeyrek takvim yılı, yarım takvim yılı,
üç
çeyrek takvim yılı ve bir takvim yılı olarak belirlenir.
Bir vergilendirme dönemi, yılın ilk takvim
gününde
başlar ve ilgili dönemin son takvim gününde
sona
erer. Zirai üreticiler için bu kuraldan muafiyet
mevcuttur. Yıllık vergi dönemi, 1 Ocakta başlayıp 31
Aralıkta sona erer.
2.4
Verginin Konusu
Verginin konusu, brüt
gelirden izin verilen brüt giderlerin ve amortisman
giderlerinin/yıpranma payının çıkarılmasıyla bulunur.
2.5
Brüt Gelir
Brüt gelir, bir
vergi mükellefinin bildirim dönemi içinde
Ukrayna
ülkesinde ya da yurt dışında bütün mali,
maddi ya
da gayrımaddi biçimlerde elde ettiği gelirdir.
Kanun, vergilendirmeye
tabi işlemler olarak bazı işlemleri sıralamaktadır. Bu
işlemlerden bazıları:
-
Mal, hizmet ya da eser
satışından elde edilen toplam kazanç. Menkul kıymetlerin
satışından elde edilen gelir (hisselerin ilk piyasaya çıkışı
ve sürelerinin doluşu hariç) de bu kalemde sayılır.
-
Yabancı şirketlerle
ortaklaşa girişilen faaliyetlerden gelen gelirler, karlar, isim
hakları, borç araçları ve kiralar (leasing
ödemeleri).
-
Ücretsiz olarak
elde edilen mallar ve hizmetlerin (eserler) değeri.
-
Kalıcı (geriye
dönüşsüz) mali yardımlar.
-
Eğer bildirim
döneminin sonuna kadar iade edilmemişse, geriye
dönüşlü
mali yardımlar ve diğerleri.
Bazı işlemler,
vergilendirmeye tabi işlem olarak bilhassa sayılmamışlardır
(muaf işlemler). Örneğin, vergilendirmeye tabi olmayan
işlemlere dahil edilen aşağıdaki kalemlerin değeri, brüt
gelire alınmaz:
-
Mükellefin Katma
Değer Vergisi’nden muaf tutulmamış olması kaydıyla, satılan
mallar ya da hizmetlerin (eserler) fiyatı üzerinden kendisi
tarafından elde edilen ya da ona tahakkuk edilen Katma Değer
Vergisi miktarı.
-
Mükellef
tarafından çıkarılan şirket haklarının doğrudan
yatırımı ya da yeniden yatırımı olarak kendisi tarafından elde
edilen ayni ya da nakdi mallar. Buraya, Ukrayna ülkesinde
tüzel
kişilik statüsünü haiz olmadan kurulan
müşterek
girişimlere yapılan yatırımlar dahildir.
-
Şirket haklarını
çıkaran bir tüzel kişiliğin tasfiyesinden sonra,
şirket haklarının sahibine iade edilen ayni ya da nakdi mallar.
Yalnız, elde edilen miktarın bu gibi hakların (hisseler, kotalar,
birimler) nominal değerini aşmaması şarttır.
Bu
başlıkta sayılan
kalemlerden bazıları çok özgün durumlara
uygulanabildiği için, uygulamada çok az
rastlanırlar.
Kural olarak, ticari
faaliyetle ilgili olan her gider, gelirden çıkarılabilir
sayılır. Yani, mükellef tarafından ticari faaliyetlerinde
kullanılan mallar, eserler ve hizmetler için ödenen
miktar, vergilendirilebilir kazançtan
düşülebilir.
Bazı giderlerin vergiden düşülmesine özel
olarak
izin verilmiştir. Bu giderler arasında:
-
Ticari faaliyetin
başlaması, yönetimi ve sona erdirilmesiyle ilgili olarak,
vergi döneminde gerçekleşen her
türlü gider.
-
%2’den fazla, %5’ten
az olmak üzere, bir önceki vergi yılının
vergilendirilebilir kazancından yapılan yardımseverlik
amaçlı
bağışlar.
-
Bildirim döneminin
başlangıcı itibariyle, bütün sermaye varlıklarının
toplam defter değerinin %10’unu geçmemek
üzere,
sermaye varlıklarının geliştirilmesiyle bağlantılı olarak
gerçekleşen giderler. %10’u aşan miktar,
kapitalize
edilir.
-
Ulusal film yapımcılığı
ve yayıncılık için verilen her miktardaki bağışlar.
-
Görsel-işitsel
ürünlerin satın alınması, yaratılması ve
üretimi
için gerçekleştirilen bütün
giderler.
-
Diğer bazı giderler.
Bazı giderler ise
vergilendirilebilir kazançtan düşülmez.
-
Ticari faaliyetle
bağlantılı olmayan bütün giderler. Örneğin
resepsiyonlara, sunuşlara, eğlence faaliyetlerine, hediyelerin
alınması ve dağıtılmasına dair giderler, mükellefin
iştigal konusu bu gibi faaliyetlerin yapılması değilse
vergilendirilebilir kazançtan düşülmez.
-
Piyango ve kumar
giderleri.
-
Gerçek kişilerin
kişisel ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan
giderler (bu konuda, bazı muafiyetler mevcuttur).
-
Sermaye varlıklarının
satın alınması, inşası, kurulması, modernizasyonu ve onarımı
için yapılan giderler (bildirim döneminin
başlangıcındaki bütün sermaye varlıklarının toplam
defter değerinin %10’unu aşan kısım). Bu kaleme, gayrı maddi
malların satın alınması için yapılan giderler, eğer bu
mallar için mevzuatta amortisman/yıpranma payı ayrılması
öngörülüyorsa dahildir. Eğer
amortisman/yıpranma
payı ayrılması öngörülmüyorsa, bu
gibi
masrafların vergilendirilebilir kazançtan
düşülmesine
izin verilir.
-
Ödenen adli ve
idari para cezaları.
-
Gerekli evraklarla
varlığı ispatlanamayan her türlü gider.
-
Bazı diğer giderler.
Belirli operasyonlarda,
vergilendirme için özel kurallar uygulanır. Bu gibi
kuralların arasında, ödenen faizlerin
düşülmesi,
stokların değerinin, emek maliyetinin ve zorunlu devlet sosyal
katkılarının saptanmasına ilişkin olanlar sayılabilir.
3.
EMLAK VERGİSİ
Ukrayna’da Emlak
Vergisi bulunmamaktadır.
4.
KATMA DEĞER
VERGİSİ
Katma Değer Vergisi,
03.04.1997 tarihli ve 168/97-VR sayılı “Katma Değer Vergisi
Hakkındaki Kanun” tarafından düzenlenir.
KDV, tüketici
harcamaları üzerinden alınır. Ukrayna ülkesindeki
ticari
işlemler, Ukrayna’nın gümrük sınırlarından
içeriye
giren ithal mallar ve bu mallara eşlik eden hizmetler için
satıcılar tarafından toplanır. Ukrayna ülkesindeki ticari
işlemler, mal ya da hizmet satışlarıdır. Tüketici, satın
aldığı malın/eserin/hizmetin fiyatına eklenen KDV’yi
öder.
Satıcı, toplanan KDV’yi vergi idaresine bildirdikten sonra
bütçeye yatırır.
4.1
Vergi Oranı
KDV
oranı %20’dir.
İhracat (çeşitli
muafiyetlerle birlikte) sıfır oranında vergilendirilir. Eğer
kanun uyarınca ihraç edilen mallar vergiden muafsa, sıfır
KDV oranı uygulanmaz.
Ukrayna ülkesi
içindeki bazı işlemlere de sıfır KDV uygulanır. Bu gibi
işlemler şunlardır:
-
Tam %20 oranında
kesilmiş KDV
- %0
oranında kesilmiş
KDV
-
KDV muafiyeti
-
Vergilendirilmez KDV
4.2
Bildirim Dönemi
KDV
bildirim dönemi,
bir takvim ayıdır.
4.4.3
Mükellefler
Katma Değer Vergisi
Hakkındaki Kanun uyarınca, KDV mükellefleri
(bütçeye
KDV ödeyen kişiler) şunlardır:
-
Herhangi bir ticari
faaliyette bulunmak isteyen ve kendi iradeleriyle KDV
mükellefi
olarak kayıt yaptıran kişiler.
-
Yılda 300,000
Grivnyadan fazla yerel ciro elde eden herhangi bir tüzel
kişilik, yabancılara ait bir hukuki varlık, müşterek girişim
ya da girişimci.
-
Yukarıdaki muafiyet
seviyesinin üstündeki miktarlarda malı ya da
bağlantılı
hizmetleri Ukrayna gümrük sınırlarının
içine
getiren herkes (Ukrayna’da mukim olan ya da olmayan
gerçek
ya da tüzel kişiler).
-
Müsadere edilmiş
malların satışına katılan kişiler.
-
Ukrayna ülkesi
içinde elektronik ticaret faaliyetinde bulunan herkes.
Ukrayna’da mukim olmayanlar, bu tür operasyonları
sadece
Ukrayna’da tescil edilmiş kalıcı hukuki varlıkları
aracılığıyla gerçekleştirebilirler.
5.
TÜKETİM
VERGİSİ
Tüketim Vergisi,
Ukrayna gümrük sınırları içinde
üretilen ya
da ithal edilen belirli mal çeşitleri için
ödenen
ve üretim maliyetine dahil edilen dolaylı bir vergidir. Bu
vergi, 26.12.1992 tarihli ve 18-92 sayılı Ukrayna Bakanlar Kurulu
Kararnamesi ile düzenlenmiştir. Tüketim vergisine
tabi
mallar için vergi oranları, çeşitli kanunlarla
belirlenir.
Günümüzde,
aşağıdaki ürünler tüketim vergisine tabidir:
-
Tütün
ürünleri.
-
Alkollü içecekler
ve bira.
-
Bazı motorlu araçlar.
-
Bazı motor yakıtları.
6.
BORDRO VERGİLERİ
(ZORUNLU DEVLET SOSYAL GÜVENLİK VERGİLERİ)
6.1
Genel Bilgi
Maaşlar ve çalışanlara
verilen diğer ödemeler, bordro vergisine tabidir. Bordro
vergileri, çalışan ve işveren tarafından ödenir.
İşveren, çalışanlara ödenen
maaşların/ödemelerin
üzerinden kesilecek verginin hesaplanmasından ve hesaplanan
verginin çalışanların maaşından kesilmesinden sorumludur.
Maaş/ödeme çalışana verildiğinde, vergi
önceden
hesaplanıp kesilmiş olur.
Bordro vergileri
aşağıdakileri içerir:
-
Devlet Emeklilik
Fonu’na yapılan ödemeler.
31,8%
- işveren
tarafından ödenir.
1%
(eğer vergiye tabi
toplam gelir 150 Grivnyayı geçmiyorsa) ya da %2 (vergiye
tabi
toplam gelir 150 hrivnyadan fazlaysa) – çalışan
tarafından
ödenir.
-
Devlet Geçici
Maluliyet Fonu’na yapılan ödemeler.
%2,9
– işveren
tarafından ödenir.
%0,5
(eğer çalışanın
maaşı asgari ücretten düşükse –
30.09.2006’ya
kadar 496 Grivnya ve 01.10.2006’dan itibaren 505 Grivnya) ya
da %1
(çalışanın maaşı asgari ücretten yüksekse)
–
çalışan tarafından ödenir.
-
Devlet İşsizlik
Fonu’na yapılan ödemeler.
%1,3
– işveren
tarafından ödenir.
%0,5
– çalışan
tarafından ödenir.
-
Devlet Meslek Kazaları
ve Hastalıkları Fonu’na yapılan ödemeler.
İşveren
tarafından
ödenen verginin oranı, mesleğe göre (2006 yılı
için
%0,66’dan %13,6’ya kadar) değişir.
Engelli çalışanlar
ve engellilere iş veren kurumlar için, daha
düşük
özel oranlar uygulanır.
7.
ARAZİ VERGİSİ
Arazi Vergisi, arazi
sahipleri tarafından ödenir ve toprağın yeriyle konumuna
bağlıdır. Şehirlerde ve kasabalarda bulunan araziler için
tahmini arazi vergisi, arazinin toplam değerinin %1’idir.
Eğer
arazi parçasının değeri tespit edilmemişse, arazinin
bulunduğu şehrin/kasabanın toplam nüfusu göz
önünde
bulundurularak metrekare başına hesaplanır.
Arazi sahiplerinin
kiracıları kira öderler. Kira, taraflar arasında
kararlaştırılır.
8.
GÜMRÜK
VERGİLERİ
Ukrayna gümrük
sınırlarından içeriye sokulan mallar ve
ürünler,
gümrük vergi ve harçlarına tabidir.
Gümrük
Vergileri, 05.02.1992 tarihli ve 2097-XII sayılı “Birleşik
Gümrük Oranı Hakkındaki Kanun” ve
11.01.1993 tarihli,
4-93 sayılı “Ukrayna’daki Birleşik
Gümrük Oranı
Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararnamesi” tarafından
düzenlenir.
Hem kanun, hem de kararname çeşitli tadiller
geçirmiştir.
Mevzuat, gümrük vergilerinin tiplerini ve uygulama
prensiplerini belirlemektedir.
İthalat vergileri,
Ukrayna gümrük sınırlarından sokulan mallar ve
ürünler
için uygulanır ve oranı, ithal edilen mal ve
ürünlerin
türüne bağlıdır. İthalat vergilerinin oranları,
05.04.2001 tarihli ve 2371-III sayılı “Ukrayna’daki
Gümrük
Oranları” kanununda belirlenir.
Gümrük
harçları, gümrük kontrol
bölgelerinde işlenen
mal ve ürünlerden alınır. Harç oranları,
27.01.1997 tarihli ve 65 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
belirlenmiş olup, işlenen malların ve ürünlerin
değerine
ve uygulanan gümrük işlemlerinin
türüne göre
değişir.
9.
KİŞİSEL GELİR
VERGİSİ
Kişisel Gelir Vergisi,
22.05.2003 tarihli ve 889-IV sayılı “Kişisel Gelir Vergisi
Hakkındaki Kanun” uyarınca düzenlenir.
9.1
Mükellefler
Bu
vergi, dünyanın
herhangi bir yerinde elde ettikleri gelirden dolayı
Ukrayna’da
mukim vergi mükellefleri ve sadece Ukrayna kaynaklı gelirler
için Ukrayna’da mukim olmayan mükellefler
tarafından
ödenir. Diplomatik statüyü ve imtiyazları
haiz olan
ve Ukrayna’da mukim olmayan kişilerin bu tür
diplomatik
faaliyetlerinden dolayı elde ettikleri gelir, vergiden muaftır.
9.2
Verginin Konusu
Ukrayna’da mukim
kişiler için, verginin konusu Ukrayna ülkesinde ya
da
ülke dışında elde ettikleri bütün vergiye
tabi
gelirdir; burada gelirin aynen ya da nakden elde edilmiş olması
hesaba katılmaz. Eğer gelir ayni olarak elde edilmişse, vergiye
tabi geliri bulmak için uygun piyasa fiyatı hesaplanır. Daha
sonra, uygun piyasa fiyatı özel bir formülle bulunan
çarpanla çarpılır.
Ukrayna’da mukim
olmayan kişiler için, vergiye tabi gelir sadece Ukrayna
kaynaklarından elde edilen gelirdir. Eğer Ukrayna kaynaklı gelir,
Ukrayna’da mukim olmayan bir kişi tarafından başka bir
Ukrayna’da mukim olmayan kişiye ödenmişse, bu
tür bir
ödemenin yetkili bir Ukrayna bankasında açılmış
hesap
yoluyla gerçekleştirilmiş olması gerekir. Eğer
ödeme
ayni ya da nakdi olarak gerçekleştirilmişse,
ödemeyi
alan Ukrayna’da mukim olmayan kişinin şahsen hesaplama yapıp
ödemenin yedinde geçmesinden itibaren 20 takvim
günü
içinde gelir vergisini bütçeye yatırması
gerekir.
9.3
Vergilendirilmeyen
Gelir
-
Devlet sosyal sigortası
ve devlet yardımı ödemeleri.
-
Ukrayna Maliye
Bakanlığı tarafından bastırılmış tahvillerden ve milli
piyangodan elde edilen gelir.
-
Hayırseverlik maksatlı
bağışlardan elde edilen gelir.
-
Zorunlu sosyal güvenlik
vergilerinden elde edilen gelir.
-
Diğer bazı ödemeler.
9.4
Vergi Oranı
Günümüzde,
temel vergi oranı %13’tür. Bu oran,
31.12.2006’ya kadar
uygulanacaktır ve 01.01.2007’den itibaren oran
%15’e
çıkarılacaktır.
Bu
oran, Ukrayna’da
mukim kişilerin gelirlerine ve Ukrayna’da mukim olmayan
kişilerin
pasif gelirlerine (kar payları, isim hakkı ödemeleri, faiz
gelirleri) uygulanır. Ukrayna’da mukim olmayan kişilerin
diğer
gelirleri, günümüz itibariyle %26 oranında
vergilenir
(31.12.2006’ya kadar) ve 01.01.2007’den itibaren bu
oran %30’a
çıkarılacaktır.
Azaltılmış bir %5’lik
vergi oranı, Ukrayna’da mukim kişilerin bazı faiz gelirlerine
uygulanır. Piyangodan (milli piyango hariç) elde edilen
gelir
dahil olmak üzere Ukrayna’da mukim olan ve olmayan
kişiler
tarafından elde edilen kumar gelirleri 31.12.2006’ya kadar
%26,
01.01.2007’den itibaren %30 oranında vergilendirilecektir.
Ukrayna’da mukim
kişiler tarafından kazanılan miras, terekedeki malın
türüne
ve mirasbırakanla mirasçı arasındaki yakınlığın
derecesine göre, %0’dan %26’ya değişen
oranlarda
(01.01.2007’den itibaren %30) vergilendirilir. Armağanlar da,
miras kalan mallar için uygulanan kurallara göre
vergilendirilir.
IV.
VİZELER, OTURMA VE
ÇALIŞMA İZİNLERİ
VİZELER
Yabancıların
ve
Vatansızların Hukuki Statüsü Hakkındaki
Kanun’a ve
Ukrayna’ya Girişler için Vize Verme
Kuralları’na göre,
yabancıların Ukrayna sınırlarından içeriye girmeden
önce
vize alması gerekir. Aynı zamanda, bazı uluslar arası anlaşmalara
göre çeşitli ülke vatandaşlarına
Ukrayna’ya
girişlerde vize alma zorunluluğundan muafiyet tanınmıştır. Bu
ülkeler arasında şunları sayabiliriz:
-
Arnavutluk (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Arjantin (sadece
diplomatik pasaport, hizmet pasaportu veya resmi pasaport sahipleri
için)
-
Ermenistan
-
Azerbaycan
-
Belarus
-
Bosna Hersek (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Brezilya (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Bulgaristan (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Kamboçya (sadece
diplomatik pasaport, hizmet pasaportu veya resmi pasaport sahipleri
için)
-
Şili (sadece
diplomatik pasaport, hizmet pasaportu veya resmi pasaport sahipleri
için)
-
Çin Halk
Cumhuriyeti (sadece diplomatik pasaport, hizmet pasaportu ve sadece
resmi ziyaret maksadı damgalı ulusal pasaport sahipleri için)
-
Hırvatistan (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Küba (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahibi olanlar için,
bunların yanı sıra tedavi amacıyla Ukrayna’ya gelen
Küba
vatandaşları da vizesiz girişten yararlanabilir).
-
Dominik Cumhuriyeti
(sadece diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri
için)
-
Estonya (sadece
diplomatik pasaport sahipleri için)
-
Gürcistan
-
Gine (sadece diplomatik
pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Macaristan
-
İran (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
İsrail (sadece
diplomatik pasaport sahipleri için)
-
Kazakistan
-
Kuzey Kore (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Kırgızistan
-
Laos (sadece diplomatik
pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Letonya (sadece
diplomatik pasaport sahipleri için)
-
Litvanya
-
Meksika (sadece
diplomatik pasaport sahipleri için)
-
Moldova
-
Moğolistan
-
Panama (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Polonya
-
Romanya (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Rusya Federasyonu
-
Sırbistan (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Slovakya (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
İsviçre (sadece
diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri için)
-
Türkiye (sadece
diplomatik pasaport, hizmet pasaportu ya da özel pasaport
sahipleri için)
-
Tacikistan
-
Türkmenistan
(sadece diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri
için)
-
Vietnam Sosyalist
Cumhuriyeti (sadece diplomatik pasaport ve hizmet pasaportu sahipleri
için)
-
Özbekistan
Ayrıca ABD, Japonya,
Kanada, İsviçre, Liechtenstein ve AB vatandaşları
Ukrayna’ya 90 günlük bir dönem
için vizesiz
olarak giriş yapabilir.
Ukrayna mevzuatı,
İçişleri Bakanlığına kayıt yaptırmaksızın
Ukrayna’ya
vizesiz giriş yapan bütün yabancıların 90
günlük
kalış sürelerinin hesabının ilk girişlerinden itibaren
tutulacağını belirtir. Bu sürenin sona ermesinden itibaren,
yabancıların ya Ukrayna’yı terk etmeleri ya da meşru kalış
nedenlerini ispatlayarak kayıt yaptırmaları gerekir.
Vizeler, Ukrayna’nın
dünya çapındaki diplomatik temsilciliklerinden ve
konsolosluklarından, ayrıca Ukrayna Dışişleri Bakanlığına
bağlı Konsolosluk Dairesi’nden alınabilir. Vize
süresinin
uzatılmasındaki yetki, Ukrayna İçişleri Bakanlığındadır.
Vize almak için yatırılacak konsolosluk harcı, 16 ABD
Doları ila 200 ABD Doları arasında değişir.
OTURMA
VE ÇALIŞMA
İZİNLERİ
Sürekli olarak
kalmak üzere Ukrayna’ya göç
etmek ya da Ukrayna’da
çalışmak ya da sair hukuki faaliyetlerde bulunmak isteyen
yabancıların geçici ya da daimi bir oturma izni alması
gerekir. Daimi oturma izni alma süreci,
Göç Kanunu
ile düzenlenir. Ukrayna’da daimi oturma izni alan
yabancıların
ayrıca çalışma izni almasına gerek kalmaz ve bu kişiler,
Ukraynalı vatandaşlarla eşit haklara sahip olarak çalışma
hayatına katılabilirler. Ukrayna’da çalışmak
isteyen ya
da sair bir hukuki faaliyete girişmek isteyen bütün
diğer
Ukrayna Çalışma Bakanlığına başvurup yabancıların
çalışma izni alması gerekir.
Daimi oturma izni almak
isteyen bir yabancının aşağıdaki belgeleri ibraz etmesi gerekir:
-
Standart başvuru
formu.
-
Üç
vesikalık fotoğraf.
-
Kimlik fotokopisi.
-
İkametgah ilmühaberi.
-
Kişinin aile bireyleri
hakkında bilgi, varsa eğer evlilik cüzdanının bir
nüshası.
-
Sağlık raporu.
Ukrayna’daki bazı
kalma nedenleri için ek belgelerin ibrazı gerekebilir
(örneğin, Ukrayna vatandaşı ya da vatandaşlarıyla akrabalık
ilişkilerini gösteren resmi belge, 100,000 ABD Doları ve daha
yüksek miktarda yatırımın tescil edildiğini gösteren
resmi belge, vb.)
Daimi oturma izni,
belirsiz bir süre için geçerli olmak
üzere
İçişleri Bakanlığı tarafından verilir. Bakanlık, daimi
oturma izni başvurularına bir yıl içinde cevap vermek
zorundadır. Genel kural olarak, oturma izni almak için ilk
kez başvuran yabancıların yurt dışındaki bir Ukrayna diplomatik
temsilciliğine ya da konsolosluğuna da bu konuyla ilgili bir
başvuru yapacaklarını bildirmeleri gerekir. İçişleri
Bakanlığı, yabancıların Ukrayna’daki kanuni kalış
süreleri
zarfında başvuruları değerlendirir. Göç
Kanunu’nda
düzenlendiği üzere, belirli
göçmen
kategorileri için Ukrayna hükümeti yıllık
göçmenlik kotalarını belirler.
Ukrayna’da bir hizmet
akdiyle çalışmak isteyen bir yabancının bir
çalışma
izni alması gerekir. Ancak, bu tür izinler aşağıda
gösterilen yabancılar için zorunlu değildir:
-
Daimi oturma izni
olanlar
-
Ürün dağıtım
anlaşmaları sebebiyle yatırımcı tarafından işe alınanlar veya
mevzuat tarafından gösterilen başka
göçmenlik
kategorilerine girenler.
Çalışma
izinleri, Ukrayna Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığına bağlı Devlet İşçi Bulma Merkezi tarafından
çıkarılır. Devlet İş Bulma Merkezi, çalışma izni
başvurularına 30 gün içinde cevap vermek
zorundadır.
Çalışma izinleri, en fazla bir yıl geçerli olmak
üzere verilir. Verilen sürenin dolmasından sonra, bu
izin
en fazla bir yıllık bir dönem için tekrar
uzatılabilir.
Çalışma izni
almak isteyen bir işverenin aşağıdaki belgeleri Devlet İşçi
Bulma Merkezi’ne ibraz etmesi gerekir:
-
Başvuru (muvakkat
biçimde).
-
Yabancı işçi
ihtiyacı, bu işçilerin Ukrayna’da kalması ve
faaliyette
bulunması için uygun koşulların sağlanacağı iddiasını
tevsik eden belgeler.
-
İşverenin usulüne
uygun bir şekilde imzalanmış şirket ana mukavelesi ve sicil
belgesi.
-
Hesaplarına çalışma
izni başvurusunda bulunulan yabancıların tam adları, doğum
tarihleri, pasaport numaraları, meslekleri ve cinsiyetleri.
-
Yabancı işçilerin
eğitimini ve sahip oldukları vasıfları gösteren belgelerin
nüshaları.
-
Bütün
vergilerin ödenmiş olduğunu gösterir belge.
-
Başvuru harcının
yatırıldığını gösterir makbuz.
Daimi oturma izni için
85 Grivnya, muvakkat oturma izni için 34 Grivnya
harç
ödenir. Çalışma izni harcı ise 170 Grivnya olarak
belirlenmiştir.
|