Mayıs 2008


Nisan Haberimizde yayınlamış olduğumuz Anayasa Mahkemesi’nin 11.03.2008 tarihli “4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3.maddesinin (d) bendini iptal kararı” 16.04.2008 tarihinde Resmi Gazetede gerekçeli kararı ile yayınlanmıştır.

İptali istenen 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3.maddesinin (d) bendi ile ilgili dava dilekçesinde, bu madde ile yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde karşılıklılık koşulu olmaksızın, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından belli alanlar dışlanmadan, miktar bakımından sınırlama yapılmaksızın taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinmelerine imkan sağlandığı; bu durumun Anayasanın başlangıç kısmı ile 2. ,3. ve 11.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür

Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında, iptal edilen (d) bendinde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinilmesi konusunda, yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla aynı statüde değerlendirildiklerini, aralarında hiçbir fark gözetilmediğini, yabancı yatırımcıların kurdukları veya iştirak ettikleri şirketlerin taşınmaz mülkiyeti edinme konusunda miktar yönünden herhangi bir sınırlamaya tabi tutulmadığını belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi bilim ve teknolojideki gelişmelerin ve devletlerarası sosyal ve siyasi ilişkilerde yeni yapılanma gereksinimlerinin uluslar arası ilişkilere yoğunluk ve yeni boyutlar kazandırdığını bu sebeplerle yabancı yatırımcılara mülk edinme hakkının tanınmasının yasal sınırlamalar içerisinde yabancı yatırımın efektif bir şekilde ülke içinde uygulanabilmesi için gerekli olduğunu belirtmiştir.

Ancak Anayasa Mahkemesi iptal ettiği Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinmelerini düzenleyen 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3.maddesinin (d) bendinin taşınmaz edinim serbestisini çok ucu açık olarak düzenlediği, yabancı yatırımcıların edineceği taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hakların iktisap amacı, kullanım şekli ve devrine ilişkin hiçbir düzenleme getirmediği ve iptal edilen yasa maddesinin yabancı yatırımın ülkeye ve ülke ekonomisine sağlayacağı yarar ilkesi gözetilmeksizin tüm yabancı yatırımlara sınırsız ve belirsiz bir taşınmaz serbestisi getirdiğini belirterek bu durumun Anayasanın 2.maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi 4875 sayılı yasanın 3.maddesinin dava konusu (d) bendinin iptaline karar verilmesi ile meydana gelen hukuksal boşluk sebebiyle, yeni düzenleme yapılabilmesi için yasama organına süre tanımak amacı ile iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 6 ay sonra yani 16.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesini uygun bulmuştur.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı, mevcut yabancı yatırımcıyı ülkeden uzaklaştırmak yahut yeni yabancı yatırımcıların önüne taşınmaz edinimi konusunda engeller getirip Türkiye’ye yeni yatırımların yapılmasını önlemek amacı taşımamaktadır. Amacı gerekçeli kararında da belirtildiği gibi, Dava konusu yasa kuralıyla yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin edineceği taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hakların iktisap sebepleri, amaçları, kullanım şekli ve devrine ilişkin esas ve usullerin bu konuyla ilgili yasada belirlenmesidir. Zira böyle yasal düzenleme olmaması belirsizliklere yol açmakta ve yabancı yatırımcılara sınırsız bir şekilde taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak edinme olanağı tanınmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin verdiği bu iptal kararı ile yasama organı tarafından yakın zamanda Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinmeleri konusunda daha kapsamlı, içeriği belli, gerçek yatırımcı ile görünürde yatırımcıyı birbirinden ayıran ve bu kapsamda gerçek yatırımcıya taşınmaz edinim hakkı tanıyan yeni bir düzenleme yapılacağı aşikardır.

Bu sebeple önümüzdeki günlerde yasama organı tarafından yeni bir düzenlemenin getirilmesi, hem uygulamadaki boşlukları dolduracak hem de ciddi yabancı sermaye ve bu amaca özgülenen taşınmaz edinim hakkı ile, yasayı dolanmak maksadı ile yatırım amacı gözetmeksizin sadece gayrimenkul edinmek için görünürde yatırım yapan gerçekdışı yabancı yatırımcıyı birbirinden ayırarak gerçek sermayenin bu bağlamda önünü açmış olacaktır.