|
Rekabet Hukuku
Rekabet doktrinde bir tüketici grubuna aynı dönemde, aynı türdeki mal ya da hizmetleri satan teşebbüsler arası ilişki olarak tanımlanmaktadır. Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna göre ise “mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarış” şeklinde tanımlanmıştır. Rekabet hukuku iktisadi etkinliği sağlamak, mal ve hizmet piyasalarındaki serbest rekabet düzenini oluşturmak ve korumak amacıyla rekabet ihlallerine engel olmak, rekabet ihlallerini ortadan kaldırmak için düzenleyici, denetleyici ve yasaklayıcı normları içeren hukuk dalıdır.
Rekabet hukukunun kaynakları: 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, bu kanun içerisinde yer alan konularla ilgili olarak Rekabet Kurulunca çıkarılan yönetmelikler, Rekabet kurulu tebliğleri ve yayınlanan kılavuzlar, Rekabet Kurulu kararları ve görüşleri.
Rekabet Hukukunda, teşebbüsler arası anlaşmalar, teşebbüs birliği kararları ve uyumlu eylemler yoluyla gerçekleştirilen rekabet ihlalleri hukuka aykırı ve yasak kapsamında kabul edilmiştir. Bu yolla rekabet ihlalinin gerçekleşmesi için doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıma ya da böyle bir amacı taşımasa bile böyle bir etkiyi doğurma ya da doğurabilecek nitelikte olma yeterlidir.
Teşebbüs piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler olarak tanımlanmaktadır.
Rekabet anlaşmaları yatay ve dikey anlaşmalar olmak üzere 2 türde yapılabilir. Yatay anlaşmalar aynı mal veya hizmet piyasasında, piyasanın aynı seviyesinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında, diğer bir deyişle birbirine rakip olan teşebbüsler arasında yapılan anlaşmalardır. Dikey anlaşmalar ise aynı mal veya hizmet piyasasında bulunan, ancak piyasanın farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında yapılan anlaşmalardır.
Teşebbüsler arasında yapılan anlaşmalar gibi uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararları da RKHK’ nın kapsamı içerisindedir. Bunun yanında uyumlu eylemler yoluyla rekabet ihlali de rekabet hukukunun yaptırımına tabi tutulmaktadır.
Rekabet Kurulu kararlarına göre bir davranışın uyumlu eylem olabilmesi için;
• En az iki ve ya daha fazla işletme olmalı,
• Bilinçli paralellik bulunmalı,
• Bu paralel davranışlar ekonomik ve rasyonel gerekçelerle açıklanamamalı,
• Rekabet sınırlanmalı.
Bunlardan birinin mevcut olmaması durumunda uyumlu eylemden söz edilemeyecektir.
Teşebbüsler arası anlaşmalar, teşebbüs birliği kararları ve uyumlu eylemler yoluyla rekabetin ihlal edilmesi halleri:
• Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi.
• Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü
• Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi
• Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi
• Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması
Teşebbüsler arası anlaşmalar, teşebbüs birliği kararları ve uyumlu eylemler yoluyla rekabetin ihlal edilmesinin düzenlendiği maddelerde herhangi bir eşik yer almadığından, bazen küçük teşebbüslerin rekabeti ihlal edici anlaşmalar yapmaları söz konusu olmakta ancak rekabet üzerindeki etkisi önemsenmeyecek derecede küçük olabilmektedir. İşte bu durumda yapılan anlaşmalar rekabet hukukunda de minimis doktrini kapsamında yaptırıma tabi tutulmamıştır.
Muafiyetler, bireysel muafiyet ve grup muafiyeti olmak üzere ikiye ayrılır. Grup muafiyeti; muafiyet şartlarının gerçekleşmesi halinde Rekabet Kurulu’nun belirli konularda anlaşma türlerine çıkartacağı tebliğler ile grup olarak muafiyet tanımasıdır. Bireysel muafiyet ise grup muafiyeti tebliği kapsamı dışında kalan durumlarda muafiyet şartlarının gerçekleşmesi halinde Kurul tarafından verilen muafiyettir.
İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın RKHK’nın 4, 6 ve 7. Maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfi tespit belgesi verebilir.
Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde veya bir bütününde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır. (Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Yasağı)
En yaygın hâkim durumun kötüye kullanılması halleri:
• Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler
• Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması
• Bir mal veya hizmet ile birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal ya da hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli fiyat altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi
• Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması
Rekabet kurulu’nun rekabet ihlalleriyle ilgili olarak alacağı kararlar:
• Bilgi isteme ve yerinde inceleme kararı
• Ön inceleme, ön araştırma ve soruşturma açılması kararı
• İhtiyati tedbir kararı
• Menfi tespit kararı
• Ön araştırma ve soruşturma açılması talebinin reddi kararı
• İzin vermeme, ihlale son verme kararı
• İzin kararı, şartlı izin kararı
• İdari para cezaları
|